Günümüzde kişiler arasındaki iletişimin önemli bir bölümü WhatsApp ve benzeri dijital mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Günlük konuşmaların yanı sıra borç ilişkileri, ticari anlaşmalar, iş ilişkileri, aile içi uyuşmazlıklar ve hatta suç teşkil edebilecek eylemlere ilişkin birçok iletişim de bu platformlar üzerinden gerçekleşebilmektedir. Bu nedenle uygulamada sıkça karşılaşılan sorulardan biri, WhatsApp yazışmalarının bir dava veya ceza soruşturmasında delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır.
Örneğin bir kişi, kendisine gönderilen tehdit veya hakaret içerikli mesajların ekran görüntüsünü alarak savcılığa sunabilir mi? Bir alacaklı, borçlunun WhatsApp üzerinden yaptığı borç ikrarını mahkemede kullanabilir mi? Eşler arasındaki yazışmalar boşanma davasında delil olarak kabul edilir mi? Ya da bir kişinin rızası olmadan telefonundaki WhatsApp mesajlarına erişilerek elde edilen bilgiler yargılamada kullanılabilir mi?
Bu soruların tek ve her olay için geçerli bir cevabı bulunmamaktadır. WhatsApp yazışmalarının delil niteliği değerlendirilirken yalnızca mesajın içeriğine değil, mesajın nasıl elde edildiğine, kime ait olduğunun tespit edilip edilemediğine ve içeriğin güvenilirliğine de dikkat edilmesi gerekmektedir.
1. Dijital Yazışmalar Hukuken Delil Olabilir mi?
Türk hukukunda dijital ortamda elde edilen verilerin kategorik olarak delil sayılamayacağına ilişkin bir kural bulunmamaktadır. Aksine, günümüz yargılama pratiğinde elektronik postalar, SMS kayıtları, sosyal medya mesajları ve WhatsApp yazışmaları çeşitli uyuşmazlıklarda delil olarak mahkemelerin önüne getirilebilmektedir.
Ancak bir mesajın dava dosyasına sunulabilmesi ile o mesajın tek başına kesin ispat gücüne sahip olması aynı anlama gelmez.
Örneğin bir tarafın mahkemeye sunduğu ekran görüntüsünde şu şekilde bir mesaj bulunduğunu varsayalım:
“Borcu gelecek ay ödeyeceğim.”
Bu mesaj, borç ilişkisinin varlığı açısından önemli bir delil niteliği taşıyabilir. Ancak karşı taraf, mesajın kendisi tarafından gönderilmediğini, hesabın başkası tarafından kullanıldığını veya ekran görüntüsünün değiştirildiğini ileri sürebilir.
Bu durumda mahkeme yalnızca ekran görüntüsüne dayanarak değerlendirme yapmak zorunda değildir. Gerekli görülmesi hâlinde telefon incelemesi, bilirkişi incelemesi, dijital verilerin incelenmesi veya diğer delillerin değerlendirilmesi yoluna başvurulabilir.
Dolayısıyla WhatsApp mesajlarının ispat gücü, her somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir.
2. En Önemli Konu: Yazışma Hukuka Uygun Şekilde Elde Edilmiş Olmalıdır
WhatsApp yazışmalarının delil olarak kullanılmasında en önemli meselelerden biri, delilin hukuka uygun şekilde elde edilmesidir.
Anayasa’nın 38. maddesinde kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği düzenlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle bir kişinin özel yazışmalarına hukuka aykırı yollarla erişilerek elde edilen verilerin yargılamada kullanılması ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Örneğin bir kişinin telefonunun şifresini gizlice öğrenerek WhatsApp hesabına erişmek, mesajları başka bir cihaza aktarmak veya kişinin rızası olmadan özel yazışmalarını ele geçirmek; olayın özelliklerine göre hem delilin hukuka uygunluğu hem de farklı hukuki ve cezai sorumluluklar bakımından değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesi de özel hayat ve haberleşmenin gizliliği kapsamında dijital iletişimlere yapılan müdahalelerin somut olayın koşullarına göre dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle işverenin, çalışanın WhatsApp yazışmalarına erişmesi konusunda; çalışanın önceden açık şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve müdahalenin gerekli ve ölçülü olup olmadığı önem taşımaktadır.
Bu nedenle “elimde ekran görüntüsü var, istediğim davada kesin delil olarak kullanabilirim” şeklindeki yaklaşım hukuken doğru değildir.
3. Kişinin Kendi Tarafı Olduğu Yazışmalar
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, kişinin bizzat tarafı olduğu bir WhatsApp konuşmasını dava dosyasına sunmasıdır.
Örneğin A ve B arasında gerçekleşen bir konuşmada A’nın, B tarafından kendisine gönderilen mesajların ekran görüntüsünü alarak mahkemeye sunması mümkündür. Çünkü A, söz konusu iletişimin taraflarından biridir.
Ancak burada da her mesajın otomatik olarak ve hiçbir inceleme yapılmadan hukuka uygun delil sayılacağı sonucuna varılamaz.
Mahkeme tarafından;
- Yazışmanın gerçekten ilgili kişilere ait olup olmadığı,
- Mesajların değiştirilip değiştirilmediği,
- Yazışmanın tamamının mı yoksa yalnızca belirli bölümlerinin mi sunulduğu,
- Mesajların hangi olayla bağlantılı olduğu,
- Yazışmanın diğer delillerle uyumlu olup olmadığı
değerlendirilebilir.
Özellikle yalnızca belirli mesajların seçilerek sunulması, konuşmanın bütünlüğü açısından sorun yaratabilir. Bir mesaj, kendisinden önce veya sonra gönderilen içeriklerle birlikte farklı bir anlam taşıyabilir.
Bu nedenle dijital yazışmaların değerlendirilmesinde yalnızca tek bir ekran görüntüsüne değil, olayın bütününe bakılması önemlidir.
4. Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?
WhatsApp konuşmalarının ispatı açısından en sık kullanılan yöntem ekran görüntüsü almaktır. Ancak ekran görüntüleri üzerinde teknik olarak değişiklik yapılabilmesi mümkün olduğundan, bu tür belgelerin ispat gücü somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Karşı tarafın ekran görüntüsünü kabul etmesi durumunda ayrıca bir incelemeye ihtiyaç duyulmayabilir. Ancak mesajların inkâr edilmesi hâlinde, yazışmanın gerçekliğinin araştırılması gündeme gelebilir.
Bu noktada;
- Mesajların bulunduğu telefon,
- Uygulama içerisindeki kayıtlar,
- Yedekleme verileri,
- Dijital inceleme sonuçları,
- Bilirkişi raporları,
- Tanık beyanları ve
- Diğer yazılı veya elektronik deliller
birlikte değerlendirilebilir.
Dolayısıyla ekran görüntüsü, birçok olayda önemli bir başlangıç delili olabilir; ancak her durumda tek başına kesin ve tartışmasız bir ispat aracı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
5. WhatsApp Mesajlarının Ceza Davalarında Kullanılması
Ceza yargılamasında hukuka aykırı delil yasağı özel bir önem taşımaktadır.
Bir kişinin özel haberleşmesine kanuna aykırı biçimde müdahale edilerek elde edilen verilerin mahkûmiyet hükmüne esas alınması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi de ceza yargılamasında hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayanılmasının adil yargılanma hakkı bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtmektedir.
Bununla birlikte bir ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında, kanunda öngörülen usullere uygun şekilde elde edilen dijital veriler delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir arama ve el koyma işlemi sonucunda ele geçirilen bir telefondaki dijital verilerin, ilgili usul kurallarına uyulmak suretiyle incelenmesi mümkündür. Ancak bu incelemenin hukuki sınırlar içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu nedenle ceza dosyalarında WhatsApp mesajlarının varlığı kadar, mesajlara hangi yöntemle ulaşıldığı da büyük önem taşır.
6. İş ve Boşanma Davalarında WhatsApp Yazışmaları
WhatsApp mesajları özellikle iş ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda sıklıkla gündeme gelmektedir.
İş hukukunda çalışan ile işveren arasındaki mesajlaşmalar; fazla çalışma, ücret, mobbing, iş sözleşmesinin feshi veya işyerindeki olayların ispatında önem taşıyabilir.
Ancak işverenin çalışanın özel WhatsApp yazışmalarına sınırsız şekilde erişebileceği kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi, işverenin çalışan tarafından kullanılan iletişim araçlarını denetlemesi bakımından önceden bilgilendirme yapılması ve temel haklara yönelik müdahalenin gerekli ve ölçülü olması gerektiğine dikkat çekmiştir.
Boşanma davalarında ise eşler arasındaki mesajlaşmalar, sadakat yükümlülüğünün ihlali, hakaret, tehdit veya evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan diğer olayların ispatında gündeme gelebilmektedir.
Ancak eşlerden birinin diğer eşin telefonuna gizlice erişerek elde ettiği tüm yazışmaların otomatik olarak hukuka uygun kabul edileceğini söylemek mümkün değildir. Delilin elde edilme şekli her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
7. WhatsApp Yazışması Sunulurken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Bir WhatsApp yazışmasının hukuki bir uyuşmazlıkta delil olarak kullanılmasının düşünülmesi hâlinde, öncelikle delilin elde edilme yöntemi değerlendirilmelidir.
Bunun yanında mümkün olduğunca;
- Yazışmanın tamamının korunması,
- Mesajların tarih ve saat bilgilerinin muhafaza edilmesi,
- Karşı tarafın telefon numarası ve hesap bilgilerinin görülebilmesi,
- Orijinal cihazın korunması,
- Ekran görüntülerinde sonradan değişiklik yapılmaması,
- Gerekli hâllerde dijital inceleme veya bilirkişi değerlendirmesi talep edilmesi
ispat açısından önem taşıyabilir.
Özellikle ciddi hukuki veya cezai sonuçlar doğurabilecek uyuşmazlıklarda, yalnızca ekran görüntüsüne güvenerek hareket etmek yerine dijital verinin bütünlüğünün korunması daha sağlıklı olacaktır.
Sonuç
WhatsApp yazışmaları Türk hukukunda kategorik olarak geçersiz veya kullanılamaz deliller değildir. Uygun koşullar altında hukuk ve ceza yargılamalarında önemli bir ispat aracı olarak değerlendirilebilirler.
Ancak bir WhatsApp mesajının mahkemeye sunulabilmesi, onun otomatik olarak kesin delil kabul edileceği anlamına gelmez.
Mahkeme tarafından yazışmanın gerçekliği, taraflara aidiyeti, içeriğin bütünlüğü ve diğer delillerle ilişkisi değerlendirilebilir. Bunun yanında, özellikle delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması büyük önem taşır.
Kısacası, “WhatsApp mesajı mahkemede delil olur mu?” sorusunun cevabı somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Mesajın içeriği kadar, mesajın kimden geldiği, gerçek olup olmadığı ve hangi yöntemle elde edildiği de hukuki değerlendirmede belirleyici olabilir.
Dijital iletişimin hayatın merkezine yerleştiği günümüzde, WhatsApp yazışmaları birçok hukuki uyuşmazlığın önemli bir parçası hâline gelmiştir. Bu nedenle dijital verilerin delil olarak kullanılması sürecinde hem ispat kurallarının hem de özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğine ilişkin temel hakların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kaynakça
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 20, 22 ve 38.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle hukuka aykırı delillere ilişkin hükümler.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 206 ve m. 217.
- Anayasa Mahkemesi, Samet Ayyıldız, B. No: 2018/34548, 28.12.2021.
- Anayasa Mahkemesi, hukuka aykırı delillere ilişkin bireysel başvuru kararları ve ceza yargılamasında hukuka uygun delil ilkesi.
- Anayasa Mahkemesi, Alper Erarslan, B. No: 2018/16857, 29.09.2022.


