27 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler
TÜRKİYE GÜNDEMİ
AYM, TFF Tahkim Kurulu Atama Sistemini İptal Etti
Anayasa Mahkemesi, TFF Tahkim Kurulu üyelerinin TFF Yönetim Kurulu tarafından belirlenmesini öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu süre içinde TBMM’nin yeni bir düzenleme yapması gerekiyor. AYM, Tahkim Kurulu’nu bir disiplin organı olarak değil, yargı işlevi yerine getiren ve kanunla kurulmuş bir mahkeme olarak nitelendirdi. Bu nitelendirme, Anayasa’nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin kurul üzerinde doğrudan uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
İptal gerekçesinin temelinde, Tahkim Kurulu’na taşınan uyuşmazlıklarda TFF’nin çoğunlukla bizzat taraf konumunda bulunması, buna karşın kurul üyelerinin tamamının yine TFF Yönetim Kurulu tarafından belirlenmesi yatıyor. Futbol kulüpleri, sporcu ve teknik kadro üyeleri ile hakemler, bu atama sürecinde herhangi bir etkiye sahip değildi. Mahkeme, mevcut yapının tarafsız bir yargılama ortamı yaratmadığını tespit ederek yapısal bir çelişki olduğunu saptadı.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi E.2022/85, K.2025/131
Yapay Zeka Ekosistemine Sektör İncelemesi
Rekabet Kurulu, üretken yapay zeka ekosisteminin piyasa yapısı üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere kapsamlı bir sektör incelemesi başlattı. İnceleme; temel modellerin geliştirilmesinde belirleyici olan veri, hesaplama gücü ve finansmana erişim koşullarını, büyük teknoloji şirketlerinin dikey bütünleşik yapılar kurarak rekabeti nasıl şekillendirdiğini ve yapay zekanın mevcut platformlarla entegrasyonundan doğabilecek kendini kayırma, dışlama ve bağlama risklerini kapsıyor. Kurul, son dönemde değerlendirdiği birleşme ve devralma işlemlerinin önemli bir kısmının yapay zeka boyutu taşıdığını da vurguluyor.
Yeni Yemek Bedelinde SGK Prim İstisnası 300 TL
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, işverence iş yeri dışında sağlanan yemek yardımının günlük 300 TL’ye kadar olan kısmı sigorta primine esas kazançtan muaf tutulacak. Düzenleme 17 Nisan 2026’dan itibaren geriye dönük yürürlüğe girdiğinden, Nisan 2026 dönemi bordrolarının yeni tutar üzerinden düzenlenmesi gerekiyor. Muafiyet yemek kartı, çek, kupon veya nakit gibi tüm ödeme araçları için geçerli; iş yerinde veya müştemilatında doğrudan sunulan yemek hizmetlerinde ise prim muafiyeti tutar sınırı olmaksızın uygulanmaya devam ediyor. Önceki sınırın 158 TL olduğu dikkate alındığında, yeni düzenleme yaklaşık iki katlık bir artışa karşılık geliyor. Belirlenen eşik, bundan sonra her yıl yeniden değerleme oranında otomatik olarak güncellenecek.
Rekabet Kurumu’nun 2025 Raporu Dijital Piyasaları ve Veri Temelli Denetimi Öne Çıkarıyor
Rekabet Kurumu’nun 2025 Yıllık Raporu, kurumun gündeminin klasik rekabet ihlalleriyle sınırlı kalmadığını; dijital piyasalar, bilişim teknolojileri, platform hizmetleri ve veri temelli denetim araçlarının da giderek daha merkezi hale geldiğini gösteriyor. Rapora göre 2025’te toplam 530 nihai karar alındı, yaklaşık 12,1 milyar TL idari para cezası uygulandı ve 416 birleşme-devralma işlemi incelendi. Birleşme-devralma dosyalarında bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri en yoğun sektörlerden biri olarak öne çıkarken, Kurum stratejik hedefleri arasında dijital dönüşüme uyumlu mevzuat güncellemesi ve delil elde etme araçlarının geliştirilmesini de sayıyor. Rapor, hukukçular için dijital pazarlar ve teknoloji işlemlerinde rekabet riskinin daha yakından izleneceği bir döneme işaret ediyor.
Kaynak: Rekabet Kurumu, 2025 Yıllık Rapor
GLOBAL RADAR
AEPD’den Sınavda Yüz Tanımaya 160.000 Euro Ceza
İspanya Veri Koruma Otoritesi (AEPD), Valencia Avrupa Üniversitesi’ne çevrimiçi sınavlarda uyguladığı yüz tanıma tabanlı kimlik doğrulama sistemi gerekçesiyle 200.000 Euro idari para cezası verdi; gönüllü ödeme indirimi kapsamında uygulanan tutar 160.000 Euro olarak kesinleşti. Karar iki temel ihlale dayanıyor: GDPR’ın 9. maddesi uyarınca özel nitelikli verilerden sayılan biyometrik veri için geçerli rıza alınmaması ve 35. madde uyarınca veri koruma etki değerlendirmesinin (DPIA) işlem başlamadan önce yapılmaması. İlgili olayda üniversite, sınavdan yalnızca bir gün önce öğrencilere gönderdiği form aracılığıyla onları ya yüz tanıma sistemine onay vermeye ya da sınavı ileri bir tarihe ertelemeye yönlendirdi. AEPD, bu yöntemle elde edilen onayın GDPR’ın aradığı “özgürce verilmiş rıza” ölçütünü karşılamadığına hükmetti. Gerçek bir alternatif sunulmaksızın ve zaman baskısı altında alınan onay, Tüzük anlamında geçerli bir rıza olarak kabul edilmedi.
Uzaktan eğitim, çevrimiçi mülakat ve biyometrik doğrulama uygulamaları Türkiye’de de giderek yaygınlaşmaktadır. KVKK, 6698 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca biyometrik veriyi özel nitelikli kişisel veri olarak düzenlemekte olup koruma rejimi bu bakımdan GDPR ile örtüşmektedir. AEPD’nin “1’e 1 kimlik doğrulamanın biyometrik veri niteliğini ortadan kaldırmayacağı” yönündeki tespiti ile etki değerlendirmesinin zamanlama gerekliliğine ilişkin vurgusu, benzer uyuşmazlıklarda Kurul’un da referans alabileceği emsal niteliğinde değerlendirilebilir.
Kaynak: AEPD, Karar No: EXP202405320

EDPB’den Yeni Veri Aktarım Aracı: Europrivacy
Avrupa Veri Koruma Kurulu’nun (EDPB), son genel kurulunda önemli kararlar alındı:
Europrivacy Sertifikasyonunun Tanınması
Kurul, Europrivacy sertifikasyon kriterlerini GDPR’ın 42. ve 46. maddeleri çerçevesinde uluslararası veri aktarımında kullanılabilecek bir Avrupa Veri Koruma Mührü olarak onayladı. EDPB’nin veri transferi aracı olarak tanıdığı ilk sertifikasyon programı olma özelliğini taşıyan bu düzenlemeyle birlikte, Avrupa dışındaki veri alıcıları işledikleri kişisel veriler bakımından bu sertifikaya başvurabilecek. Söz konusu gelişme, Avrupa’daki veri sorumlularının “uygun güvenceler” sağlama yükümlülüğünün yerine getirilmesini de önemli ölçüde kolaylaştıracak.
Bilimsel Araştırma Amaçlı Veri İşlemeye İlişkin Kılavuz
Kurul, bilimsel araştırma amacıyla kişisel veri işlenmesine yönelik kılavuz ilkeleri kabul etti. Kılavuzda yapay zeka destekli araştırmalar ayrıca ele alınarak; “bilimsel araştırma” kavramının GDPR kapsamındaki içeriği ise altı temel kriter çerçevesinde tanımlandı.
Anonimleştirme Kılavuzu için Sprint Ekibi
Uzun süredir beklenen anonimleştirme kılavuzunun yaz aylarına kadar tamamlanabilmesi amacıyla özel bir çalışma ekibi (sprint team) oluşturuldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler arasında Europrivacy sertifikasyonu, Türk hukuku uygulayıcıları için kritik. GDPR kapsamında Avrupa’dan kişisel veri toplayan Türk şirketleri; SaaS sağlayıcılar, veri işleyen hukuk büroları ve bulut hizmeti sunan teknoloji firmaları artık standart sözleşme maddeleri (SCC) dışında somut bir uyum aracına daha sahip olacak. KVKK ile GDPR arasındaki uyum boşluğunu kapatmaya çalışan işletmeler açısından bu gelişme, pratik değer taşıyan yeni bir seçenek sunmaktadır.
ABD’de Yüz Tanıma Sistemi Hatasından Kaynaklanan Tutuklama Davası
Amerika Birleşik Devletleri’nde Jason Killinger isimli yurttaş, yapay zeka tabanlı yüz tanıma sisteminin hatalı eşleştirmesi sonucunda 12 saat boyunca gözaltında tutulmasının ardından Reno şehri aleyhine tazminat davası açtı. Bir kumarhane ortamında yaşanan olayda sistem, Killinger’ı daha önce mekâna girişi yasaklanmış başka bir şahısla “%100 eşleşme” olarak tanımladı. Görevli polis memuru, tutuklama işlemini uygulamadan önce Killinger’ın yanında bulundurduğu üç ayrı kimlik belgesini incelemeksizin gözaltı kararını icra etti. Federal Yargıç, davanın yalnızca işlemi gerçekleştiren memur aleyhine değil, doğrudan Reno şehri tüzel kişiliği aleyhine de yürütülmesine olanak tanıdı. Davacı vekilleri, Reno belediyesinin polis teşkilatını yüz tanıma araçlarının hukuka uygun kullanımı konusunda yeterli biçimde eğitmediğini ileri sürerek; bu yapısal eksikliğin yıllar içinde çok sayıda hatalı tutuklamaya zemin hazırladığını iddia etti. Dava dilekçesinde, söz konusu uygulamanın “münferit bir görevlinin hatalı tutumundan ibaret olmadığı; aksine yüzlerce belediye personelinin yıllar boyunca aynı yöntemle binlerce tutuklama gerçekleştirdiği yaygın bir kurumsal alışkanlıktan kaynaklandığı” ifade edildi. Tazminat tutarına ilişkin bir talep henüz sayısallaştırılmamış olmakla birlikte, dosyada cezai tazminat, vekalet ücreti ve kelepçeleme sırasında oluşan bedensel zararın karşılanması talepleri de yer aldı.
ABA Yuvarlak Masası: Hukukta Yapay Zeka
Amerikan Barolar Birliği’nin (ABA) yayın organı Law Practice Magazine, Mart-Nisan 2026 sayısında “AI Today and Tomorrow” başlıklı bir yuvarlak masa çalışması yayımladı. Uygulayıcı avukatlar, baro yöneticileri ve hukuk teknolojisi sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi, yapay zekanın hukuk pratiğinde artık dönemsel bir gündem maddesi değil, kalıcı bir tartışma ekseni hâline geldiğine işaret etti.
ABA’nın Aralık 2025’te yayımladığı AI Task Force Year 2 Report, yapay zekanın artık deneysel bir teknoloji olmadığını; “hukuk pratiği, mahkemeler, hukuk eğitimi ve adalete erişim alanlarında çekirdek altyapıya dönüştüğünü” kayıt altına almıştı.
Ayrıca yapay zeka destekli süreçlerin sağladığı zaman tasarrufunun saat bazlı ücretlendirme modelleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı sorusu giderek daha fazla tartışılıyor. Bu tartışmanın Türkiye’de de asgari ücret tarifesi ve müvekkil ilişkisinin yeniden yapılandırılması bağlamında yakın vadede gündeme geleceği öngörülüyor. ABA’nın meslek içi rehberlik üretme, etik görüş oluşturma ve sürekli eğitim sağlama kapasitesi, Türkiye barolarının kurumsal dönüşümü için karşılaştırmalı bir ölçüt oldu.
LEGALTECH SAHNESİ
Mahkemelerde Yapay Zeka Halüsinasyonları
Hukuk alanında yapay zeka kaynaklı içtihat halüsinasyonları, 2026 itibarıyla artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, küresel bir olguya dönüşmüştür.
Akademisyen Damien Charlotin tarafından hazırlanan AI Hallucination Cases’e göre yalnızca Nisan ayı içinde dünyanın çeşitli yargı çevrelerinde 70’i aşkın halüsinasyon vakası listelenmiştir. Bu, ortalama olarak her gün iki ila üç yeni vakanın kayda geçtiği anlamına gelmektedir. Söz konusu vakaların önemli bir bölümü doğrudan avukatlara aittir.
Halüsinasyon durumunda verilen yaptırımlar arasında dilekçenin iptali, davanın reddi, baroya disiplin sevki, ek hukuk eğitimi yükümlülüğü ve para cezaları yer almaktadır. Para cezaları 1.000 ABD dolarından başlayıp 17.200 ABD dolarına kadar çıkmıştır. Aynı dönemde Wall Street’in köklü hukuk firması Sullivan & Cromwell de bir iflas davasında uydurma içtihat içeren bir dilekçe sunduğunu kabul ederek özür dilemek zorunda kalmıştır.

APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ
Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.
İdarenin Sanatla İmtihanı: Hangi Sanat?
Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Kula
‘’…Kamu kaynağı söz konusu olduğunda idarenin denetimi tabii ki de beklenir ve gerekir. Örneğin idare, teşvik verilen bir filmin çekilip çekilmediğini takip etmelidir. Fakat sanat teşviklerinin bir “havuç” değil, adeta bir “sopa” olarak kullanılması otosansüre yol açabilir veya sanat özgürlüğüne müdahale anlamına gelebilir. Bu da idarenin kolluk faaliyeti ile müdahale edemeyeceği bir sanata teşvikler aracılığı ile müdahale etme riskini barındırır. Bir hukuk devletinde idarenin sanat özgürlüğünü ihlal eder nitelikte teşvik kriterleri koyması veya eserlere müdahalede bulunması söz konusu olmamalıdır…’’
🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

