Apilex Bülten #2

11.05.2026
Bu içeriği Yapay Zeka ile özetle:

4 – 10 Mayıs tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

TÜRKİYE GÜNDEMİ

Doğum İzinlerinde Yeni Dönem

1 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun, çalışma yaşamındaki ebeveyn izinlerini hem özel sektör hem kamu personeli açısından yeniledi. Doğum sonrası analık izni 8 haftadan 16 haftaya, toplam izin süresi 16 haftadan 24 haftaya, çoğul gebelikte ise 26 haftaya çıkarıldı. Doğumdan önce çalışılabilecek süre 3 haftadan 2 haftaya indirildi. Babalık izni 5 günden 10 güne yükseltilerek memurlara tanınan süreyle eşitlendi.
5510 sayılı Kanun’un 18. maddesinde yapılan değişiklikle geçici iş göremezlik ödeneği süresi de 24 haftaya çıkarıldı; böylece uzayan izin boyunca SGK ödeneği kesintisiz devam edecek.
Koruyucu aile olan memur, işçi ve silahlı kuvvetler personeline çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren talep üzerine 10 gün izin hakkı tanındı; bu izin işçiler için ücretsiz olarak düzenlendi.
Geçici Madde 1 ile, 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yapmış olup mevcut analık izni dolmuş ancak doğumdan bu yana 24 haftayı henüz tamamlamamış işçi ve memur personele, yürürlük tarihinden itibaren 10 iş günü içinde (hak düşürücü süre) talep etmeleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek.

Kaynak

“İnternet Kanunu”nda Değişiklik Yapıldı

5651 sayılı Kanun’da kapsamlı değişiklikler yapılarak sosyal ağ sağlayıcıları ve dijital oyun platformlarına yönelik yeni yükümlülükler getirildi. Düzenlemenin merkezinde çocukların dijital ortamdaki korunması yer alıyor.

Sosyal ağ sağlayıcıları artık 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak; bu kapsamda yaş doğrulama dahil gerekli teknik tedbirleri almakla yükümlü tutuldu. 15 yaşını doldurmuş çocuklara ise ayrıştırılmış hizmet modeli sunulacak ve alınan tedbirler sağlayıcının internet sitesinde yayımlanacak. Düzenleme, sosyal ağ sağlayıcılarına ayrıca açık ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlama zorunluluğu getirdi: hesap ayarlarının kontrolü, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanması, kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması mekanizmaları bu kapsamda yer alıyor. Aldatıcı reklamları engelleyici tedbirler de yükümlülük haline getirildi. Türkiye’den günlük erişimi on milyonu aşan sağlayıcılar bakımından ise gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararları en geç bir saat içinde uygulamak zorunda olduğuna dair önemlere yer verildi.

Düzenlemenin bir başka önemli ayağı, dijital oyun alanının ilk kez kapsamlı biçimde regüle edilmesidir. Kanun; oyun, oyun geliştirici, oyun dağıtıcı ve oyun platformu kavramlarını ilk kez tanımladı. Yeni rejimde oyun platformları, usulüne uygun derecelendirilmemiş oyunları sunamayacak; günlük erişimi yüz bini aşan yurt dışı kaynaklı platformlar Türkiye temsilcisi atayarak BTK’ya bildirimde bulunacak. Sosyal ağlardakine paralel ebeveyn kontrol araçları burada da zorunlu kılındı. BTK ise oyun platformlarından kurumsal yapı, bilişim sistemleri ve veri işleme mekanizmalarına ilişkin bilgi ve belge talep edebilecek.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformlarına bir milyondan otuz milyon TL’ye kadar idari para cezası verilecek; tedbirin uygulanmaması halinde internet trafiği bant genişliğinin önce yüzde otuza, sonra yüzde elliye kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurulabilecek. Bu hükümler, 1 Kasım 2026’dan tarihinde yürürlüğe girecek.

Kaynak

TBB’den Reklam Yasağına Takip Merkezi

Türkiye Barolar Birliği’nin 2 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile avukatların yazılı, işitsel, görsel ve çevrim içi iletişim araçları üzerindeki reklam yasağı ihlallerini izlemek üzere yeni bir merkezi yapı kuruldu. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne eklenen 12/A maddesi ile Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi ihdas edildi.

Yeni düzenlemeye göre, beş üyeden oluşacak Merkez; iddia edilen reklam yasağı ihlallerini tespit etme, TBB’ye rapor sunma ve süreci ilgili barolar nezdinde takip etme görevlerini üstlenecek. Merkez üyeleri, avukatlık disiplin hukukundaki yeterlilikleri gözetilerek TBB Yönetim Kurulu tarafından en fazla iki yıllığına görevlendirilecek.

Merkezin re’sen veya bildirim üzerine haberdar olduğu ihlal iddiasını ilgili baroya gönderecek; baro ise kovuşturma açılması veya açılmaması yönündeki kararını diğer ilgililerle birlikte Merkez’e de iletecek. Bunun yanında Merkez, barolardan bu madde kapsamındaki ihlallere ilişkin disiplin soruşturma ve kovuşturma işlemleri hakkında istatistiki bilgi talep edebilecek.

TBB’nin konuya ilişkin duyurusunda, iletişim teknolojisindeki gelişmelerin avukatlık mesleğinin icrasına yansıdığı, meslektaşların yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesinin sağlanması ile mesleğin kamu hizmeti niteliğinin korunmasının önem taşıdığı vurgulandı.

Kaynak

Siber Güvenlik Başkanlığı’nın Resmî Web Sitesi Yayında

Siber Güvenlik Kanunu kapsamında kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’nın resmî web sitesi (siberguvenlik.gov.tr) yayına alındı. Site üzerinden siber olay bildirimi, CVE başvuru süreçleri, zararlı bağlantılar, güvenlik bildirimleri, SOME İletişim Platformu (SİP), sıkça sorulan sorular ile kurumsal yapı ve faaliyet alanlarına ilişkin başlıklara erişim sağlanabiliyor. Oltalama, zararlı yazılım, veri sızıntısı ve erişim ihlalleri gibi siber tehditlerin kurumsal bir kanal üzerinden iletilebilmesi, kamu kurumları, özel sektör, kritik altyapılar ve vatandaşlar açısından yeni bir başvuru mekanizması oluşturuyor.

Başkanlığın görev alanı, kurulduğu tarihten bu yana genişlemiş; daha önce Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yürütülen e-Devlet hizmetleri, kamunun dijital dönüşümü ve yapay zeka uygulamalarına ilişkin görevler de bu çatı altına devredilmişti. Böylece siber güvenlik ve yapay zeka politikası, Türkiye’de tek bir kurumsal merkezde toplanmış oldu. 

Kaynak

Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı

Siber Güvenlik Kurulu, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile kurulduktan sonra 5 Mayıs 2026’da ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki mevcut durumu, kurumsal yapılanma süreci ve stratejik öncelikleri ele alındı; siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Bu çerçevede Siber Güvenlik Başkanlığı’nın; ülkenin dijital varlıklarını korumak, tehditlere karşı proaktif bir yapı kurmak, ulusal düzeyde güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak ve güvenli bir dijital gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerini sürdüreceği ifade edildi. Veri egemenliği ayrı bir başlık altında ele alındı; verinin teknik bir unsurun ötesinde stratejik bir değer taşıdığı belirtilerek dijital egemenlik yaklaşımının güçlendirilmesi ile siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması öncelikli hedefler arasında yer aldı.

Toplantının en somut çıktısı, Kritik Altyapı Sektörleri’nin belirlenmesi oldu: Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma ve Uzay. Bu sektörlerin siber tehditlere karşı öncelikli koruma kapsamına alınacağı, kritik altyapıların güvenliğine yönelik koordinasyon mekanizmalarının güçlendirileceği, yerli ve millî çözümlerin yaygınlaştırılacağı ve kamu/özel sektör entegrasyonunun artırılacağı bildirildi.

Kaynak


GLOBAL RADAR

AB Dijital Ürün Pasaportu Sicili Taslağı Kamu İstişaresinde

Avrupa Komisyonu, Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) Sicili’nin işleyişini belirleyen Uygulama Tüzüğü Taslağı’nı kamuoyu görüşüne açtı; istişare süreci 29 Nisan – 27 Mayıs 2026 tarihleri arasında yürütülecek. Sicil’in dayanağı olan 2024/1781 sayılı Sürdürülebilir Ürünler için Eko-Tasarım Tüzüğü (ESPR), AB pazarına sürülen ürünler için merkezi bir kayıt altyapısının 19 Temmuz 2026’ya kadar kurulmasını zorunlu kılıyor. Komisyon’un istişareye açtığı taslak ise bu altyapının işleyiş kurallarını belirliyor. Buna göre Sicil, ürünün tam teknik verilerini barındırmayacak; yalnızca benzersiz ürün kimliklerini ve veri taşıyıcılarını (data carriers) içerecek. Ürünün asıl pasaport verileri ekonomik operatörler veya yetkili DPP hizmet sağlayıcıları tarafından tutulmaya devam edecek. Taslak ise verilerin doğrulanması, erişim kuralları ve sistemler arası iletişim gibi teknik düzenlemeleri kapsıyor.

DPP zorunluluğu, tek bir genel düzenlemeyle değil, ürün grubuna göre çıkarılacak yetki devri tüzükleriyle (delegated acts) kademeli olarak yürürlüğe girecek. Bu takvimin ilk halkası 2023/1542 sayılı AB Pil Tüzüğü olup, 18 Şubat 2027’den itibaren belirli endüstriyel ve elektrikli araç bataryaları için DPP zorunlu hâle geliyor. Sonraki kademelerde tekstil, demir-çelik, alüminyum, lastik, mobilya ve elektronik yer alıyor. Bu yükümlülük, AB’de yerleşik üreticilerle sınırlı değil: AB pazarına ürün arz eden Türk üreticiler, ihracatçılar, ithalatçılar ve dağıtıcılar da Sicil ve DPP yükümlülüklerinin doğrudan muhatabı olacak. Bu kapsamda T.C. Ticaret Bakanlığı, istişareyi “Yeşil Mutabakat” duyuruları altında Türk paydaşların görüşüne sundu.

Uzaktan eğitim, çevrimiçi mülakat ve biyometrik doğrulama uygulamaları Türkiye’de de giderek yaygınlaşmaktadır. KVKK, 6698 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca biyometrik veriyi özel nitelikli kişisel veri olarak düzenlemekte olup koruma rejimi bu bakımdan GDPR ile örtüşmektedir. AEPD’nin “1’e 1 kimlik doğrulamanın biyometrik veri niteliğini ortadan kaldırmayacağı” yönündeki tespiti ile etki değerlendirmesinin zamanlama gerekliliğine ilişkin vurgusu, benzer uyuşmazlıklarda Kurul’un da referans alabileceği emsal niteliğinde değerlendirilebilir.

AB Linki

TR Linki

AI Telif Hakkı Davalarında Kritik Eşik: Bartz v. Anthropic

ABD Kuzey Kaliforniya Federal Bölge Mahkemesi’nde görülen Bartz v. Anthropic davasında karar duruşması 14 Mayıs 2026’da yapılacak. Üç yazarın (Andrea Bartz, Charles Graeber, Kirk Wallace Johnson) sınıf temsilcisi olarak açtığı davanın temelinde, davalının LibGen ve PiLiMi gibi gölge kütüphanelerden indirilen yaklaşık 7 milyon korsan kitap kopyasının büyük dil modeli eğitiminde kullanılması iddiası yer alıyordu.

Hâkimin özet kararı, AI eğitiminde telif hukukunun uygulanmasına ilişkin ilk kapsamlı federal değerlendirme niteliğindedir. Karar, adil kullanım (fair use) analizini iki ayrı kullanım üzerinden yürütmüştür: yasal yollarla edinilmiş kitapların eğitim amacıyla kullanımı “quintessentially transformative” (özünde dönüştürücü) bulunarak fair use kapsamına alınmış; buna karşılık korsan kopyaların “merkezi kütüphane” oluşturmak amacıyla depolanması fair use savunması dışında bırakılmıştır. Mahkeme ayrıca, satın alınmış basılı kitapların dijitalleştirilmesini “salt format değişikliği” olarak nitelendirmiş ve bu işlemi de fair use kapsamında değerlendirmiştir.

Kararın yapısal etkisi iki yönlüdür: birincisi, “eğitim verisinin yasal kaynaktan elde edilmesi” yükümlülüğünü AI sağlayıcıları için bir uyum standardı haline getirmesi; ikincisi, sınıf davası mekanizmasının AI telif uyuşmazlıklarında işlerlik kazanmış olması. Karar, halihazırda derdest olan Kadrey v. Meta, NYT v. OpenAI ve Concord Music v. Anthropic davaları başta olmak üzere sektördeki diğer uyuşmazlıklar bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kaynak: Bartz et al. v. Anthropic PBC, No. 3:24-cv-05417 (N.D. Cal.)

Georgia Yüksek Mahkemesi’nden AI Kullanan Savcıya Ceza 

Georgia Yüksek Mahkemesi, 5 Mayıs 2026 tarihli Payne v. The State (S26A0459) kararında, Clayton County Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Deborah Leslie’nin Yüksek Mahkeme’de temsil yetkisini altı ay süreyle askıya aldı. Karar, Hannah Payne’in cinayet hükmü nedeniyle yeniden yargılama talebine karşı Leslie tarafından hazırlanan dilekçeler ile Leslie’nin büyük ölçüde kaleme aldığı ilk derece mahkemesinin red kararında, var olmayan veya iddia edilen önermeyi desteklemeyen çok sayıda içtihat atfı tespit edilmesi sonucu verildi.

Mahkemenin 20 Mart 2026 tarihli ek dilekçe talebine karşılık Leslie, 27 Mart’ta sunduğu yeminli beyan eşliğindeki dilekçesinde yapay zeka yazılımı kullandığını, üretilen atıfları bağımsız olarak doğrulamadığını ve gelecekte halüsinasyon ürünü atıfların önüne geçmek için tedbirler aldığını kabul etti. Leslie ayrıca, ilk derece mahkemesi nezdindeki dilekçesinde Yüksek Mahkemece tespit edilen dokuz atfın yanında, on iki ek atfın daha yapay zeka tarafından üretildiğini, doğrulanmadığını ve iddia edilen önermeyi desteklemediğini bildirdi; temyiz dilekçesinde de dokuz ayrı içtihada dayanmaktan vazgeçti.

Temsil yetkisinin askıya alınmasının yanı sıra Leslie’nin etik, dilekçe yazımı ve yapay zeka yazılımının hukuk sisteminde uygun kullanımı konularında on iki saat ek sürekli hukuk eğitimi alması zorunlu kılındı. Mahkeme ayrıca ilk derece mahkemesinin Eylül 2025 tarihli red kararını yok hükmünde sayarak dosyayı, yeni kararın taraflarca hazırlanmaması ve halüsinasyon ürünü atıf içermemesi koşuluyla, yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderdi.

Kaynak: Georgia Supreme Court Decision (S26A0459 — Payne v. The State, 5 Mayıs 2026)

Fransa Senatosu’ndan AI Kullanım Karinesi

Fransa Senatosu, 8 Nisan 2026 tarihli oturumunda üretici yapay zeka sağlayıcılarının kültürel içerikleri kullanımına ilişkin kanun teklifini oy birliğiyle kabul etti. Düzenleme, telif hukukunun temel dengesini yapay zeka çağına uyarlamayı amaçlayan ilk somut yasal adım niteliğinde.

Yasanın getirdiği temel mekanizma, ispat yükünün tersine çevrilmesidir. Bundan böyle bir eserin AI modelinin geliştirilmesinde, dağıtılmasında veya ürettiği çıktıda kullanıldığını olası kılan bir emare bulunduğunda, bu eserin AI sağlayıcısı tarafından kullanıldığı kanunî karine olarak kabul edilecek; aksini ispat yükümlülüğü AI sağlayıcısına geçecek. Bugüne kadar telif hak sahipleri, eserlerinin küresel AI modellerinin eğitim verilerinde kullanıldığını teknik olarak ispatlamakta yapısal bir asimetriyle karşı karşıyaydı; yeni rejim bu dengeyi tersine çeviriyor.

Conseil d’État (Danıştay), 19 Mart 2026 tarihli görüşünde teklifin hem Fransız Anayasasına hem AB hukukuna uygun olduğunu teyit etti; yalnızca terminolojik bir değişiklik önererek “sömürü” (exploitation) yerine “kullanım” (utilisation) ifadesinin tercih edilmesini tavsiye etti ve bu öneri yasaya yansıtıldı. Düzenlemenin pratik etkisi geniş tutuldu: yeni rejim derdest davalara da uygulanacak; yalnızca kesinleşmiş kararlar bu kapsamın dışında bırakıldı.

Kaynak


LEGALTECH SAHNESİ

Courtlistener’dan İçtihat Verisinde Yeni Hamle

ABD’nin önde gelen hukuk verisi sivil toplum kuruluşu Free Law Project (FLP), kamuya açık hukuk veritabanı CourtListener’a 2018 sonrası yayımlanmış yaklaşık 2,5 milyon sayfalık içtihat raporunu dijitalleştirerek ekleyeceğini duyurdu. 200.000 sayfası tamamlanan çalışmanın sonbahara kadar bitirilmesi öngörülüyor. Girişim, Harvard Hukuk Kütüphanesi tarafından 2024’te aktarılan yaklaşık 9 milyon tarihi içtihatın bıraktığı yerden devam ederek veri tabanındaki boşluğu kapatıyor.

CourtListener verileri, yapay zeka destekli hukuki araştırma araçlarının eğitimi ve sorgulanmasında giderek belirleyici bir kaynağa dönüşüyor; FLP, verilerini başka kuruluşlara da açık bıraktığı için pek çok hukuk girişiminin altyapısını besliyor. FLP yürütücüsü Mike Lissner, mahkemelerin yayıncıdan bağımsız ve kurumsal olarak atanan nötr atıf sistemine geçmesi ile kararlarını doğrudan CourtListener’a yüklemesi yönündeki çağrılarını sürdüreceklerini belirtti.

Kaynak


APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

Pandemi Sonrası Kira Uyuşmazlıklarında Kiraya Verenin Hapis Hakkı

Av. Batuhan BULUT, LL.M.

“…Buna göre hapis hakkı, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için söz konusu olur. Bu düzenleme, hapis hakkının her türlü alacak için değil, kira ilişkisinin tipik borcu olan kira bedeli açısından ve sınırlı bir dönem için tanınmış bir güvence olduğunu gösterir…”

🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu web sitesi “olduğu gibi” sunulmaktadır. Apilex Legal, bu web sitesinde yer alan bilgilere dayanarak veya bu bilgileri herhangi bir şekilde kullanarak yapılan eylemlerden (veya eylemsizlikten) sorumlu değildir ve hiçbir durumda herhangi bir kayıp veya zarardan sorumlu tutulamaz. Bu web sitesinde yayınlanan içerik ve materyaller yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde hukuki görüş olarak kullanılmamalıdır. Bu web sitesi ve içerdiği bilgiler, avukat-müvekkil ilişkisi kurmayı amaçlamamaktadır.

Önerilen Diğer Yazılar

19.08.2026

Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Unutulma Hakkının Sınırları

“Unutulma hakkı”, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Her ne kadar 1982 Anayasası’nda “unutulma hakkı” müstakil bir temel hak olarak açıkça düzenlenmemiş olsa da, Anayasa Mahkemesi kararlarında da bu haktan açıkça temel bir insan hakkı olarak söz edilmekte ve hakkın somut []

19.08.2026

Yürütmenin Durdurulması Kararı: Nedir, Nasıl Talep Edilir ve Hangi Hallerde Verilir?

İnsanın bulunduğu her yerde eşitsizlik vardır; ancak devlet ile birey aynı tahterevalliye çıktığında bu eşitsizlik çok daha belirgin hâle gelir. Anayasalar, bu dengesizliği sınırlamak ve bireyi devlet karşısında güçlendirmek için vardır. En azından özgürlükçü ve bireyci bir anayasadan beklenen budur. İdari işlemler kural olarak kamu yararı amacıyla tesis edilmelidir. Ancak uygulamada hata, şahsi menfaat, mesleki []