Apilex Bülten #23

12.10.2026
Bu içeriği Yapay Zeka ile özetle:

5 Ekim- 11 Ekim tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

TÜRKİYE GÜNDEMİ

MASAK Kimlik Tespiti Tutarları Güncellendi

5549 sayılı Kanun kapsamındaki Tedbirler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, 23 Eylül 2026’da 33 Sıra No.lu Tebliğ ile 5 Sıra No.lu Tebliğ’deki tutarların güncellenmesinin ardından geldi.

Yönetmeliğin 5/1-b maddesindeki genel kimlik tespiti tutarı 185.000 TL’den 370.000 TL’ye, kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin tutar ise 15.000 TL’den 30.000 TL’ye çıkarıldı. 5/1-c maddesindeki elektronik transfer ve kripto varlık transferlerine ilişkin tutar ile 24 ve 24/A maddelerinde transfer mesajlarındaki gönderici ve alıcı bilgilerine ilişkin tutarlar da 15.000 TL’den 30.000 TL’ye yükseltildi.

Yönetmeliğin 16. maddesindeki müteakip işlemlerde kimlik tespitine ilişkin düzenlemede, finansal kuruluşlar için yüz yüze işlemlerde imza örneği alınması zorunluluğuna alternatif getirildi. İnternet veya mobil kanallar ya da kayıtlı ve doğrulanmış cep telefonuna gönderilen SMS OTP ile doğrulama yapılması hâlinde imza örneği alınmayabilecek.

Ayrıca finansal kuruluş tanımı dışında kalan yükümlülere yönelik denetimler sonucunda düzenlenecek rapor türlerine ilişkin düzenleme yapıldı. Değişiklikler, 5549 sayılı Kanun’a dayanan Tedbirler Yönetmeliği kapsamında yükümlülerin kimlik tespiti eşiklerini ve doğrulama yöntemlerini belirliyor.

Kaynak: Resmî Gazete

KVKK’dan Kurumsal E-Posta Denetimine İlişkin İlke Kararı

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, çalışanlara iş amacıyla tahsis edilen kurumsal e-posta hesapları ve iletişim kanallarının işverence denetlenmesine ilişkin 16 Eylül 2026 tarihli ve 2026/2035 sayılı İlke Kararı, 8 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kurul, iletişim aracının işverene ait olmasının çalışanların kişisel verilerine sınırsız erişim yetkisi vermediğini belirtti. Denetimin meşru bir amaca dayanması, bu amaçla bağlantılı ve ölçülü olması gerektiği vurgulandı. Kararda, mesaj içeriğine erişimin trafik ve kayıt (log) bilgilerinin incelenmesine göre daha ağır bir müdahale olduğu ifade edildi.

İşverenin, denetim başlamadan önce çalışanları denetimin amacı, hukuki sebebi, kapsamı, yöntemi, saklama süresi ve çalışanın hakları konusunda açık ve belirli şekilde bilgilendirmesi gerekiyor. Kurumsal hesapların denetlenebileceğine ilişkin genel bir bildirim yeterli görülmedi.

Kararın kapsamı e-postayla sınırlı tutulmadı; kurum içi mesajlaşma uygulamaları, CRM ve talep yönetim sistemleri ile toplantı platformlarının yazışma ve kayıt alanları da değerlendirmeye dahil edildi.

Karar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında işverenin denetim yetkisi ile çalışanın özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğü arasındaki dengeyi belirliyor.

Kaynak: Resmî Gazete (Kişisel Verileri Koruma Kurulu)

AYM’den Mahpus Yayınlarına İlişkin Pilot Karar

Anayasa Mahkemesi, 19 Şubat 2026 tarihli ve 2019/789 başvuru numaralı kararında, mahpuslara ait dokümanların ve kendilerine verilmeyen süreli ya da süresiz yayınların ceza infaz kurumlarınca alıkonulmasını ifade özgürlüğü yönünden inceledi ve oybirliğiyle ihlal kararı verdi.

Mahkeme, alıkoyma işlemlerinin kanuni dayanağı bulunmadığını tespit etti. Kararda ihlalin, ceza infaz kurumu idarelerinin elkoyma yetkisini düzenleyen açık bir kanun hükmünün bulunmamasından kaynaklanan yapısal bir sorun olduğu belirtildi. Yapısal sorunun tespiti üzerine pilot karar usulü uygulandı ve karar, gereğinin değerlendirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Adalet Bakanlığına bildirildi.

Aynı konudaki bireysel başvuruların incelenmesi, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren bir yıl süreyle ertelendi. Karar, ceza infaz kurumlarında mahpuslara ait doküman ve yayınlara elkonulmasına ilişkin müdahalelerin kanunilik ölçütü bakımından açık bir yasal düzenlemeye dayanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi

Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde Değişiklik

Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 2 Ekim 2026 tarihli ve 33388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik, 13 Temmuz 1976 tarihli Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin teminat paraları ile veli, vasi, kayyım ve mirasçılardan istenecek belgelere ilişkin hükümlerini değiştirdi.

Yönetmeliğin 76. maddesinin birinci fıkrasında, noterlik mesleğine girenlerin göreve başladıktan sonra Noterlik Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca vermekle yükümlü olduğu teminat paralarının yatırılacağı bankalar yeniden belirlendi. Buna göre teminat paraları T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Türkiye Emlak Katılım Bankası’na yatırılabilecek.

Yönetmeliğin 92. maddesinin ikinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri de yeniden düzenlendi. Veli için, kendisi ve velayeti altındaki küçüğü gösteren açıklamalı nüfus aile kayıt tablosu aranacak. Vasi ve kayyım için mahkeme kararı ile resmi kimlik belgeleri, mirasçı için ise veraset belgesi ile resmi kimlik belgeleri istenecek.

Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi; hükümlerini Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu yürütecek.

Kaynak: Resmî Gazete (Türkiye Noterler Birliği)


GLOBAL RADAR

Starbucks ile Sendika Arasındaki Marka Uyuşmazlığı

ABD Pennsylvania Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi, 2 Ekim 2026 tarihinde Starbucks’ın, Workers United sendikasının açtığı tespit davasının düşürülmesi talebini reddetti. Sendika, “Starbucks Workers United” adı ile kahve bardağı tutan yumruk figürlü logosunun Starbucks’ın marka haklarını ihlal etmediğinin tespitini talep etmektedir.

Uyuşmazlık, Starbucks’ın Ekim 2023’te Iowa’da açtığı marka ihlali davasına dayanmaktadır. Taraflar, 2024’te kapsamlı bir müzakere çerçevesi üzerinde anlaşmış ve Ocak 2025’te davalarını yeniden açılabilir şekilde geri çekmiştir. Sendika Nisan 2026’da Pennsylvania’da tespit davası açmış, Starbucks ise Haziran 2026’da Iowa’da yeni bir ihlal davası açmıştır.

Starbucks, taraflar arasındaki 2024 tarihli mutabakat zaptı nedeniyle dava açıldığında güncel bir uyuşmazlık bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme bu savunmayı yargılamanın bu aşamasında kabul etmemiştir. Karar, esasa ilişkin bir tespit içermemekte olup tespit davası yürürlükteki marka hukuku çerçevesinde devam edecektir.

Kaynak: Workers United v. Starbucks Corporation, E.D. Pa., No. 2:26-cv-02202

Google’dan AB’nin Veri Paylaşımı Kararlarına Dava

Google, Avrupa Komisyonu’nun Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında 16 Temmuz 2026’da verdiği iki karara karşı 28 Eylül 2026’da AB Genel Mahkemesi’nde iptal davası açtı.

Komisyon’un ilk kararı, Google’ın anonimleştirilmiş arama, tıklama ve sıralama verilerini rakip arama motorları ile arama işlevi sunan yapay zekâ sohbet robotlarıyla paylaşmasını öngörüyor. Paylaşımın Ocak 2027’de başlaması gerekiyor. İkinci karar ise Google’ın, kendi yapay zekâ asistanına tanıdığı Android özelliklerine rakip asistanların da erişmesini sağlamasını düzenliyor; bu değişikliklerin 2027 içinde uygulanması bekleniyor.

Google, kararların kullanıcıların arama geçmişini yeterli anonimleştirme yapılmadan paylaşmaya zorladığını ve Android’in güvenliğini zayıflattığını ileri sürdü. Şirket ayrıca yükümlülüklerin dava sonuçlanana kadar askıya alınması için ihtiyati tedbir talep etti. Komisyon ise kararların gizlilik ve güvenliğe ilişkin güvenceler içerdiğini belirterek bunları mahkemede savunacağını açıkladı. AB hukukunda dava açılması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmuyor.

Kaynak: Avrupa Komisyonu (IP/26/1634)

İngiltere High Court’ta Yeni Bölüm

İngiltere ve Galler High Court bünyesinde ticari ve mülkiyet uyuşmazlıklarına bakan yeni Business and Property Division (BPD), 1 Ekim 2026’da faaliyete başladı. Yeniden yapılanma, Haziran 2026’da yargı ve hükümet tarafından ortak olarak duyurulmuştu.

Daha önce ticari ve mülkiyet uyuşmazlıklarına bakan ihtisas mahkemeleri Chancery Division ile King’s Bench Division arasında dağılmış durumdaydı. Yeni bölüm Chancery Division’ın yerini aldı; Commercial Court, Technology and Construction Court ve Financial List gibi ihtisas mahkemelerini tek çatı altında topladı.

BPD, King’s Bench Division ve Family Division ile birlikte High Court’un üç bölümünden birini oluşturuyor. Bölümü, Chancellor of the High Court makamının yerini alan President of the Business and Property Division yönetecek.

Düzenlemeyle dava açılacak mahkemenin belirlenmesinin kolaylaştırılması, yönetimin sadeleştirilmesi, hâkimlerin esnek görevlendirilmesi ve bu mahkemelerin uluslararası konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. İhtisas mahkemeleri mevcut yetki alanlarını ve usullerini koruyor.

Kaynak: Courts and Tribunals Judiciary


LEGALTECH SAHNESİ

Kaliforniya’da İşyerinde Yapay Zekâ Düzenlemeleri

Kaliforniya’da işyerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin üç yasa, 30 Eylül 2026 tarihinde imzalanarak kabul edilmiştir. Yasalar; otomatik karar sistemleri, teknoloji kaynaklı işten çıkarmalar ve çalışan gözetimi alanlarında yeni kurallar getirmektedir.

İlk yasa uyarınca disiplin ve işten çıkarma kararları yalnızca otomatik sistemlere bırakılamayacaktır. İşverenin sistem çıktısına ağırlıklı olarak dayanması hâlinde kararın bir insan tarafından başka veri ve bilgilerle doğrulanması gerekecek; doğrulanamayan veya hatalı çıktı kararda kullanılamayacaktır. Çalışana yazılı bildirim yapılacak ve çalışan, sistemin kullandığı verilere ilişkin açıklama talep edebilecektir.

İkinci yasa, yapay zekâ veya otomasyonun neden olduğu toplu işten çıkarma, taşınma ve faaliyet sona erdirme süreçlerinde ek bildirim yükümlülüğü öngörmektedir.

Üçüncü yasa ise çalışanların duygusal durumunu tanıyan veya tahmin eden ya da nöral veri toplayan yapay zekâ destekli gözetim araçlarını yasaklamaktadır. Toplu işten çıkarma ve gözetim düzenlemeleri 1 Ocak 2027’de, otomatik karar sistemlerine ilişkin düzenleme ise 1 Temmuz 2027’de uygulanmaya başlayacaktır.

Kaynak: Office of the Governor of California (SB 947, SB 951, AB 1883)


APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

Evlilik (Mal Rejmi) Sözleşmesi Nedir?

Av. Osman Talha YILDIZ

 “… Evlilik sözleşmesi, çiftlerin evlenmeden önce veya evlilik sırasında mal varlıklarına ilişkin yapabilecekleri sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi rızai bir sözleşme olduğu için kimse zorunlu bir hale getiremez. Evlilik sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nda “mal rejimi” adı altında düzenlenmiştir.

Evlilik sözleşmesi kanundaki diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre eşlerin, evlenmeden önce kendilerine ait olan kişisel malları ve miras payları evlenince de kendi malları olarak kalır. Ancak evlendikten sonra edinilen mallara ise eşler ortak olurlar. Evlendikten sonra edinilen mallara eşlerden birinin daha fazla katkı sağlamış olması durumunda, bu durum hesaplanarak kalan kısım eşit olarak paylaştırılır…”

🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu web sitesi “olduğu gibi” sunulmaktadır. Apilex Legal, bu web sitesinde yer alan bilgilere dayanarak veya bu bilgileri herhangi bir şekilde kullanarak yapılan eylemlerden (veya eylemsizlikten) sorumlu değildir ve hiçbir durumda herhangi bir kayıp veya zarardan sorumlu tutulamaz. Bu web sitesinde yayınlanan içerik ve materyaller yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde hukuki görüş olarak kullanılmamalıdır. Bu web sitesi ve içerdiği bilgiler, avukat-müvekkil ilişkisi kurmayı amaçlamamaktadır.

Önerilen Diğer Yazılar

25.09.2026

İnsansız Sanat: Yapay Zekanın Ürettiği Görseller Eser Sayılır Mı?

Yapay zekâ teknolojilerinde yaşanan niteliksel dönüşüm, özellikle Stable Diffusion, Midjourney ve DALL-E gibi difüzyon temelli üretici modellerin (generative AI) piksel uzayında görsel kompozisyonlar inşa edebilme kabiliyeti kazanmasıyla birlikte, sanatın ontolojik ve hukuki sınırlarını köklü bir biçimde sarsmıştır. Doğal dil işleme yetenekleriyle donatılan bu sistemler, kullanıcının girdiği metin komutlarını (prompts) karmaşık olasılıksal hesaplamalar ve sinir ağları []

25.09.2026

Yatırım Fonu Hukukunda Güven Sınavı

ÖZ Yatırım fonları, dağınık tasarrufları profesyonel yönetim ve çeşitlendirme imkânıyla sermaye piyasalarına taşıyan kolektif yatırım araçlarıdır. Yatırımcı bakımından bilgi, ölçek ve işlem maliyeti avantajı yaratırken, sermaye piyasalarının derinleşmesine ve reel sektörün banka finansmanı dışında daha geniş bir sermaye tabanına ulaşmasına katkı sağlarlar. Bununla birlikte fonun ekonomik yapısında hukuk bakımından belirleyici bir ayrışma vardır: parayı yatırımcı []