Türk miras hukukunda mirasbırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde ölümünden sonra hüküm doğuracak tasarruflarda bulunabilir; ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Kanun koyucu, mirasbırakanın altsoyu, ana ve babası ile sağ kalan eşini belli ölçüde koruma altına almış; bu kişilerin mirastan asgari düzeyde yararlanmasını saklı pay kurumu ile güvenceye bağlamıştır.
Mirasbırakanın gerçekleştirdiği kazandırmalar nedeniyle saklı paylı mirasçılar kanunen korunmuş paylarını elde edemez hâle gelmişse, başvurulacak temel yol tenkis davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesi uyarınca, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini isteyebilirler. Böylece işlem bütünüyle geçersiz sayılmaz; yalnızca saklı payı ihlal eden kısmı ölçüsünde etkisiz hâle getirilir.
1. Tenkis Davasının Amacı ve Hukuki Niteliği
Tenkis davasının amacı, bir yandan mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü korumak, diğer yandan saklı paylı mirasçıların kanundan doğan asgari miras hakkını güvence altına almaktır. Bu yönüyle tenkis, mirasbırakanın iradesini tümden ortadan kaldıran bir yaptırım değil, koruyucu ve sınırlayıcı nitelikte bir miras hukuku kurumudur.
Dava, mirasbırakanın yaptığı işlemin irade bozukluğu, ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanmaz. Esas mesele, geçerli bir kazandırmanın mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşıp aşmadığıdır. Bu nedenle tenkis, iptal davasından ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından farklıdır.
2. Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları
Saklı paylı mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 505. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mirasbırakanın:
- altsoyu,
- ana ve babası,
- sağ kalan eşi
saklı paylı mirasçıdır.
Güncel düzenleme bakımından kardeşler saklı paylı mirasçı değildir.
Saklı pay oranları ise TMK 506. maddede belirlenmiştir:
- Altsoy için: yasal miras payının yarısı
- Ana ve babadan her biri için: yasal miras payının dörtte biri
- Sağ kalan eş için:
- altsoy veya ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı ise yasal miras payının tamamı,
- diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü
Burada önemli nokta, yasal miras payı ile saklı payın birbirine karıştırılmamasıdır. Yasal miras payı, mirasbırakanın hiç tasarrufta bulunmaması hâlinde mirasçının tereke üzerindeki payını ifade eder. Saklı pay ise bu yasal payın kanunen korunan kısmıdır.
Örneğin, mirasbırakanın eşi ve iki çocuğu varsa, sağ kalan eşin yasal miras payı 1/4, çocukların toplam yasal miras payı 3/4 olur. İki çocuk bulunduğundan her bir çocuğun yasal miras payı 3/8, saklı payı ise bunun yarısı olan 3/16’dır. Sağ kalan eş altsoy ile birlikte mirasçı olduğundan onun saklı payı da kendi yasal miras payının tamamı, yani 1/4 olarak kabul edilir.
3. Tasarruf Edilebilir Kısım ve Tenkis Hesabı
Mirasbırakanın saklı paylar dışında kalan serbest tasarruf alanı tasarruf edilebilir kısımdır. TMK 507. maddesine göre bu kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre belirlenir.
Tenkis hesabı yapılırken yalnızca ölüm anında tereke içinde bulunan mallar dikkate alınmaz. Öncelikle terekenin aktif ve pasifi belirlenir; bu kapsamda:
- mirasbırakanın borçları,
- cenaze giderleri,
- terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri,
- mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişilerin üç aylık geçim giderleri
terekeden indirilir. Ardından tenkise tabi sağlararası kazandırmalar da hesaba katılarak tenkise esas tereke oluşturulur.
Bu hesap, uygulamada banka kayıtları, tapu kayıtları, araç kayıtları, şirket ortaklık payları, vergi kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile ortaya konulur. Zira tenkis davasında doğru sonuca ulaşabilmek için mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığının yanı sıra, tenkise tabi kazandırmaların da tam olarak belirlenmesi gerekir.
4. Tenkise Tabi Ölüme Bağlı Tasarruflar
Mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan ölüme bağlı tasarrufları tenkise tabidir. Vasiyetname ile belirli bir kişiye mal bırakılması, vasiyet alacağı kurulması veya miras sözleşmesi ile kazandırma yapılması buna örnektir.
Ölüme bağlı tasarrufun tenkise tabi olması için mirasbırakanın saklı payı ihlal etme kastı taşıması şart değildir. Tasarrufun objektif olarak saklı payı ihlal etmesi yeterlidir. Mirasbırakan saklı payları ihlal ettiğini bilmeyebilir; buna rağmen tenkis talep edilebilir.
Birden fazla ölüme bağlı tasarruf varsa TMK 561. maddesi uyarınca, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, saklı payı aşan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.
5. Tenkise Tabi Sağlararası Kazandırmalar
Her sağlararası işlem tenkise tabi değildir. Gerçek bir satış, olağan ticari işlem veya karşılıklı edimli sözleşme kural olarak tenkis kapsamında değerlendirilmez. Buna karşılık TMK 565. maddesinde sayılan bazı karşılıksız kazandırmalar tenkise tabidir.
Bunlar arasında özellikle:
- mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan sağlararası kazandırmalar,
- miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar,
- mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar,
- ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapılan bağışlamalar,
- saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla açıkça yapılan kazandırmalar
yer alır.
Burada önemli olan husus, kazandırmanın görünüşte satış veya başka bir işlem şeklinde yapılması değil, gerçek niteliğinin ne olduğudur. Eğer işlem gerçekte bağış niteliği taşıyor ve kanunun öngördüğü tenkis koşullarına uyuyorsa tenkise tabi olabilir.
6. Bölünemeyen Mallarda Tenkis
Tenkise tabi kazandırmanın konusu bölünebilir nitelikteyse saklı payı ihlal eden bölüm kolaylıkla indirilir. Ancak bazı malların bölünmesi, ekonomik değer kaybına yol açabilir. Örneğin taşınmaz, işletme veya bütünlük arz eden bir ekonomik değer söz konusu olabilir.
TMK 564. maddesi uyarınca, değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tabi olursa, vasiyet alacaklısı seçimlik hakka sahiptir. Buna göre:
- tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın kendisine verilmesini isteyebilir,
- ya da tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir.
Aynı kurallar sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır. Böylece hem malın ekonomik bütünlüğü korunur hem de saklı pay ihlali giderilir.
7. Tenkiste Sıra
Tenkisin hangi tasarruftan başlayarak yapılacağı TMK 570. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tenkis sırası şöyledir:
- Önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir.
- Bu yeterli olmazsa, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalar tenkis edilir.
- Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar ise en son sırada tenkis edilir.
Bu sistem, mirasbırakanın ölümünden önce yaptığı daha yeni tarihli kazandırmaların önce hedef alınmasını sağlar. Böylece tenkis hesabında kanunun öngördüğü öncelik korunur.
8. Davanın Tarafları, Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tenkis davasını kural olarak saklı payı zedelenen mirasçı açabilir. Her saklı paylı mirasçı, kendi saklı payı ölçüsünde dava hakkına sahiptir; bir mirasçının açtığı dava, diğer saklı paylı mirasçılar bakımından kendiliğinden sonuç doğurmaz.
TMK 562. maddesi kapsamında bazı hâllerde mirasçının alacaklılarına ve iflas idaresine de dava açma imkânı tanınmıştır. Bunun için kanunda öngörülen özel koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Dava, tenkise tabi kazandırmadan yararlanan kişiye yöneltilir. Bu kişi ölmüşse, geri verme yükümlülüğünün kapsamına göre mirasçılarına karşı da dava açılması gündeme gelir.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK 576. maddesi uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
9. Hak Düşürücü Süreler
TMK 571. maddesi uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır. Her hâlde vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu nedenle mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Bir yıllık sürenin işlemeye başlaması için mirasçının yalnızca kazandırmayı öğrenmesi yetmez; saklı payının ihlal edildiğini anlayabilecek ölçüde gerekli olguları öğrenmiş olması gerekir.
Ayrıca kanun, tenkis iddiasının def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini de düzenlemektedir. Bu husus, süresi geçmiş olsa bile bazı savunma durumlarında tenkis iddiasının ileri sürülebilmesini sağlar.
10. Tenkis Kararının Hukuki Sonuçları
Tenkis kararı, mirasbırakanın tasarrufunu baştan itibaren bütünüyle geçersiz kılmaz. Tasarruf yalnızca saklı payın tamamlanması için gerekli miktarda azaltılır. Bu nedenle tenkis, kendine özgü bir miras hukuku yaptırımıdır; amaç, saklı payı ihlal eden kısmı ortadan kaldırmaktır.
Tenkise tabi kazandırmadan yararlanan kişinin geri verme sorumluluğu, iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. TMK 566. maddesi uyarınca:
- iyiniyetli kişi, yalnızca mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür,
- iyiniyetli olmayan kişi ise iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.
Bu düzenleme, tenkis sonucunda saklı paylı mirasçının korunmasını sağlarken, kazanımı elde eden kişinin iyiniyet durumunu da dikkate alır.


