31 Ağustos – 6 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler
TÜRKİYE GÜNDEMİ
TBB’den Avukatlar İçin Yapay Zeka Kullanım Rehberi
Türkiye Barolar Birliği, “Avukatlar İçin Yapay Zeka Kullanımı Tavsiye Rehberi”ni yayımladı. Rehber, TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu tarafından hazırlandı ve mesleki sırların korunması, kişisel verilerin güvenliği, insan denetimi, hukuki doğrulama ve avukatın nihai sorumluluğu başlıklarında temel ilke ve uygulama ölçütlerini ortaya koyuyor. Rehber, yapay zeka kullanımını yasaklamayan; avukatların bu teknolojilerden güvenli ve mesleki yükümlülüklerine uygun biçimde yararlanmalarına katkı sunmayı amaçlayan bir çalışma olarak tanımlanıyor. Önsözde, avukatın yapay zekadan yararlanabileceği; ancak mesleki sırrı, kişisel verileri, müvekkilin menfaatini, nihai hukuki muhakemeyi ve mesleki sorumluluğu hiçbir aşamada yapay zekaya veya üçüncü kişilere devredemeyeceği belirtiliyor.
Rehberde ayrıca avukatların kullanım öncesi başvurabilecekleri hızlı karar kontrolü, büro içi politikalar ve müvekkil sözleşmeleri için örnek hükümler ile yapay zeka hizmet sağlayıcılarının değerlendirilmesine yönelik kontrol soruları yer alıyor. Çalışma, TBB’nin “Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı” sürecinin çıktısı olarak, çalıştay sonuç raporuyla birlikte kamuoyuyla paylaşıldı.
Rehber, avukatlığın bağımsızlık, sır saklama yükümlülüğü ve müvekkil menfaatinin korunması ilkeleri temelinde, yapay zeka kullanımına ilişkin mesleki sınırları belirlemeye yönelik tavsiye niteliğindedir.
Kaynak: Türkiye Barolar Birliği

“Alo Adalet 135” Hattı Pilot Uygulamada
Adalet Bakanlığı, uzun süren dava ve soruşturma dosyalarına ilişkin başvuruların telefonla iletilmesini sağlayan “Alo Adalet 135” hizmetini 1 Eylül 2026 tarihinde pilot olarak devreye aldı. Uygulama ilk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde hizmet veriyor.
Hattın kapsamı süre şartına bağlandı. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinde beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyaları için başvuru yapılabiliyor. Başvurular, güvenli kimlik ve iletişim doğrulamasının ardından yapay zeka destekli sesli asistan veya uzman temsilciler aracılığıyla alınıyor.
İşleyişte başvurular Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürosuna iletiliyor; gerekli hâllerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmesine sunuluyor. İnceleme, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun belirlediği kriterler doğrultusunda sonuçlandırılıyor. Dava dosyalarında bilgilendirme SMS yoluyla yapılırken, soruşturma dosyalarında gizlilik gereği yalnızca başvurunun alındığına dair bildirim yapılıyor.
Duyuruda hattın dava açma, istinaf, temyiz, itiraz veya diğer kanuni başvuru sürelerini durdurduğuna ilişkin bir düzenleme yer almıyor. Hat, dosyayı otomatik karara bağlayan bir sistem değil, başvuru iletim kanalı olarak tanımlanıyor.
Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı
İzinsiz Ses Klonlamasında Görevli Mahkeme Asliye Hukuk
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, bir sanatçının sesinin yapay zeka ile klonlanarak ücret karşılığı kullanıcılara sunulduğu iddiasıyla açılan davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar verdi.
Davacı, ülke çapında tanınan bir oyuncu; kişisel verilerinin hukuka aykırı işlendiğini, sesinin ticari amaçla kullanıldığını ve kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek durdurma ile maddi-manevi tazminat talep etti. Dilekçe Anayasa m. 20/3, KVKK, TMK m. 23-25 ve TBK m. 58’e dayandırıldı. Dava, önce açıldığı Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin peş peşe görevsizlik kararı vermesiyle esasa girilemeden kanun yoluna taşındı.
Daire, uyuşmazlığın kişilik hakkı ve kişisel verilerin korunmasına dayandığını, FSEK’in uygulanmasını gerektiren bir talep bulunmadığını değerlendirdi. Gerekçede, FSEK m. 84 korumasının sesin sahibi olmaktan değil tespit veya haklı çoğaltma sıfatından doğduğu, m. 86’nın ise sesi kapsamadığı belirtildi. İstinaf başvurusu HMK m. 353/1-b.1 uyarınca esastan reddedildi.
Karar yalnızca görev yönünden kesinleşmiştir; ses klonlamanın hukuka aykırılığı, alenileştirme savunması ve tazminat şartları hakkında esasa ilişkin bir hüküm kurulmamış, bu değerlendirme asliye hukuk mahkemesine bırakılmıştır.
Kaynak: UYAP Emsal Karar (Ankara BAM 20. HD, E. 2026/1078, K. 2026/1119)

Memurun İçerik Üreticiliğinde Ticaret Yasağı
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, devlet memurlarının internet üzerinden içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardan elde ettikleri gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu karşısındaki durumuna ilişkin görüşünü YÖK’e bildirdi. Değerlendirme, YÖK’ün görüş talebi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın cevabi yazısı esas alınarak hazırlandı.
Değerlendirmenin dayanağı, 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki “ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı”. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşünde, sosyal içerik üreticiliği ve mobil uygulama geliştirme gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergiden istisna edilse dahi, niteliği itibarıyla ticari kazanç sayıldığı belirtildi.
Başkanlığın değerlendirmesinde, kazanç sağlama niyetinin tek başına belirleyici olmadığı; faaliyetin bütün unsurlarıyla ele alındığında kazanç sağlama potansiyeli taşımasının ticari faaliyet niteliği bakımından önem taşıdığı ifade edildi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelirin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki yasak kapsamında olduğu sonucuna vardı.
Görüş, vergi mevzuatında memurlara özel bir istisna öngörülmediği sürece, dijital platformlardan düzenli gelir elde eden veya kazanç potansiyeli taşıyan memurlar açısından disiplin sorumluluğu bakımından bir hukuki risk alanına işaret ediyor.
Kaynak: Karar
GLOBAL RADAR
Carl Sagan’ın Sesinin İzinsiz Kullanımı ve Luma AI Davası
Carl Sagan’ın fikri haklarını yöneten Druyan-Sagan Associates, Luma AI aleyhine 25 Ağustos 2026’da California Merkez Bölge Federal Mahkemesinde dava açtı. Uyuşmazlığın odağı, model eğitimi değil; şirketin Ray 3.14 adlı ürünü için hazırladığı reklamda Sagan’ın sesinin izinsiz kullanılması oldu.
Dava dilekçesine göre reklam, “Cosmos” dizisinden alınan ve Sagan’ın elmalı turta ile evrenin yaratılışına ilişkin bilinen sözünü içeren yaklaşık sekiz saniyelik bir klip üzerine kurulmuştur. Kampanyanın Facebook, Instagram ve X üzerinde yayımlandığı; Facebook paylaşımının dava tarihine kadar 2,7 milyon görüntülemeyi aştığı ileri sürülmektedir.
Dilekçede üç talep yer alıyor: telif hakkı ihlali, yanıltıcı destek (false endorsement) ve teamül hukukuna dayalı haksız rekabet. Telif talebi, sesin kendisine değil, “Cosmos”tan alınan kayıt malzemesinin izinsiz kullanımına dayandırılmıştır. Yanıltıcı destek talebi ise Lanham Act 43(a) kapsamında, tüketicide Sagan’ın ürünü onayladığı izlenimini doğurması gerekçesine dayanmaktadır. Mirasçılar, davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen paylaşımın kaldırılmadığını iddia ediyor
Dava, bir kişinin sesi ile o sesi taşıyan telifli kaydın ayrı hukuki rejimlere tabi olabileceği; aynı reklamda her ikisinin birlikte kullanılmasının farklı taleplere zemin oluşturabileceği yönündeki tartışmayı örnekliyor.
Kaynak: Bloomberg Law
İkrarın İptali İçin Yolsuzlukla Somut Bağ Şartı
Massachusetts Yüksek Mahkemesi, 1995 yılında iki kişinin öldürülmesi nedeniyle suçunu kabul eden sanığın, bu kabulü geri alma ve yeniden yargılanma talebini reddeden kararı onadı.
Sanığın dayanağı, cinayetlerle aynı günlerde işlenen ve sonradan ağır kolluk yolsuzluğuyla malul olduğu ortaya çıkan bir başka cinayetin soruşturmasıydı. İki soruşturma bazı noktalarda kesişiyor, hatta kimi dedektifler her iki dosyada da görev alıyordu. Sanık, kendisine açıklanmayan lehe delilleri, sonradan ortaya çıkan yolsuzluk bulgularını ve ikrarının baskı altında alındığını ileri sürerek suç kabulünün geçersiz sayılmasını istedi.
Mahkeme, suç kabulünün geri alınabilmesi için sanığın iki şeyi birlikte göstermesi gerektiğini belirtti: söz konusu bilgiyi bilseydi suçunu kabul etmeyeceğine dair makul bir olasılık ve teklifi reddetmenin bu koşullar altında akılcı olacağı. Gizli tutulan delillerin ya somut cinayetlerle bağı bulunmadığı ya da savunmanın zaten elindeki bilgiyi tekrarladığı; dolayısıyla kararı esaslı biçimde etkilemeyeceği sonucuna varıldı.
İkrar yönünden ise mahkeme, bir dedektifin başka dosyalardaki yolsuzluğunun, o dosyadaki ikrarı kendiliğinden sakatlamayacağının altını çizdi. Belirleyici ölçüt, yolsuzluk ile sanığın kendi davası arasında somut bir bağın kurulmasıdır; soruşturmaların kesişmesi veya ortak tanık ve dedektiflerin bulunması bu bağı tek başına sağlamaz. Failin ancak kendisinin bilebileceği ayrıntıları içermesi de ikrarın güvenilirliğini destekledi.
Kaynak: Massachusetts Supreme Judicial Court (SJC-13818)
LEGALTECH SAHNESİ
Kaliforniya’da Avukatların Yapay Zeka Kullanımına Düzenleme
Kaliforniya yasama organı, avukatların ve hakemlerin üretken yapay zeka kullanımına yükümlülükler getiren Senato Tasarısı No. 574’ü kabul ederek valinin onayına gönderdi. Valinin imzası ile yasalaşması halinde, üretken yapay zekanın hukuk hizmetlerinde kullanımına ilişkin önemli mesleki yükümlülükler yürürlüğe girecek. Düzenleme, State Bar Act ile Medeni Usul Kanunu’nda değişiklik öngörüyor.
Buna göre hukuk hizmetinin sunumu üretken yapay zekaya devredilemeyecek. Avukat, yapay zeka çıktılarının doğruluğunu kontrol etmek için makul adımlar atacak; özellikle dava ve mevzuat atıflarını doğrulayacak ve kullandığı materyaldeki yanlış veya halüsinasyon içeren çıktıları düzeltecek. Bizzat doğrulanmamış hiçbir hukuki atfa mahkemeye sunulan belgelerde yer verilemeyecek. Mahkemeye sunulan tüm belgelerde yapay zeka kullanımı mahkemeye açıklanacak; içerik kamuya sunulacaksa, açıklama gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilecek.
Tasarı, gizli ve kamuya açık olmayan bilgilerin, erişimi yalnızca avukat ve gizlilik yükümlülüğü altındaki kişilerle sınırlı olmayan sistemlere girilmesini de yasaklıyor. Düzenleme, yapay zekanın ürettiği gerçek dışı atıfların mahkeme dosyalarına girmesiyle ortaya çıkan yaptırım kararlarına yanıt niteliğinde.
Kaynak: California Legislative Information (Senato Tasarısı No. 574, Umberg)

APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ
Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.
Narkotik Suçlarında Adli Arama Kararı
Av. Aysima KONYALI, LL.M.
“… Koruma tedbirlerinin amacı, genel olarak delillerin toplanmasını sağlamak, toplanmasına kadarki evrede delillerin karartılmasını önlemek ve şüphelilerin kaçmasını engellemektir. Koruma tedbirlerinin iki temel özelliği; araç olmaları ve geçici olmalarıdır. Koruma tedbirleri özgürlüğe yönelen tedbirler olduğu için ancak zorunlu durumlarda başvurulmalıdır.
Koruma tedbiri uygulanması için gereken diğer şartlar ise; şüphe bulunmalı, kanuni bir dayanak veya düzenleme mevcut olmalı, tedbir kararının verilmesinde görünüşte haklılık olmalı, koruma tedbirlerinin verilmesiyle amaçlanan hedef ile koruma tedbiri arasında orantılılık olmalıdır…”
🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

