11 – 17 Mayıs tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler
TÜRKİYE GÜNDEMİ
Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi Güncellendi
Siber Güvenlik Başkanlığı, Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi ile Denetim Rehberi’ni güncelledi. Değişikliğin gerekçesi, mülga Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yetkilerinin Başkanlığa devredilmesi olarak açıklandı; doküman üzerinde tasarımsal ve kurumsal değişiklikler yapıldı. Rehberler, kamu kurumları ve kritik altyapı işletmeleri için uyum ve denetim yükümlülükleri içeriyor. Millî güvenlik ve gizlilik kapsamındaki faaliyetler hariç olmak üzere, bilgi işlem birimi barındıran ya da bu hizmetleri üçüncü taraflardan alan kamu kurumları ile kritik altyapı işletmeleri, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde uyum faaliyetlerini yürütmekle yükümlü. İlgili kurumların yılda en az bir kez iç denetim gerçekleştirip sonuçlarını Başkanlığa iletmesi bekleniyor.
Ticaret Bakanlığı E-Ticaret 2025 Raporu
Ticaret Bakanlığı, 12 Mayıs 2026 tarihinde “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü 2025 Raporu”nu yayımladı. ETBİS verilerine dayanan rapora göre 2025 yılında e-ticaret hacmi %52,2 artışla 4,57 trilyon TL’ye, işlem sayısı 5,94 milyar adede ulaştı. E-ticaretin GSYH içindeki payı %6,9, genel ticaret içindeki payı %19,3 oldu.
Rapor; 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ETBİS altyapısı çerçevesinde toplanan verilerle e-ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, tüketici işlemleri, kartlı ödeme güvenliği ve C2C ekonomisine ilişkin düzenleyici politikaların güçlendirilmesine veri temelli bir dayanak sunuyor.
KVKK’dan Reality Show Programları İçin Kişisel Veri Rehberi
KVKK ve RTÜK iş birliğiyle hazırlanan “Canlı Yayımlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber” 12 Mayıs 2026’da yayımlandı. Rehber, gündüz kuşağında canlı yayımlanan ve gerçek kişilerin hayatlarına ilişkin olayları konu alan programlarda kişisel verilerin işlenmesini ele alıyor.
Rehberde, bu tür programlarda kişisel veri işleme faaliyetlerinin her durumda ifade özgürlüğü kapsamında istisna kabul edilemeyeceği, özel hayatın gizliliği, kişilik hakları veya suç teşkil eden haller söz konusu olduğunda 6698 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda yayının kamu ilgi ve yararı taşıyıp taşımadığı, gerçek ve güncel olup olmadığı, özü ile biçimi arasında denge bulunup bulunmadığı kriter olarak öne çıkarılıyor.
Veri sorumlusu sıfatının her somut olay özelinde; yayıncı–yapımcı arasındaki sözleşmenin niteliğine ve programın yapım, yayın ve yayın sonrası aşamalarına göre değişebileceği ifade ediliyor. İlgili kişilerin yalnızca programa katılanlarla sınırlı olmadığı; hakkında bilgi paylaşılan üçüncü kişilerin de ilgili kişi sayılabileceğine dikkat çekiliyor.
Yayın aşamasında hukuka aykırı veri işlenmesinin önlenmesi için üçüncü kişinin adının kapatılması, yüzünün buzlanması, konuşmaların sessize alınması gibi teknik tedbirler örnek olarak sayılıyor. Uyum tavsiyeleri kapsamında genel ilkelere uyum, işleme şartları, aydınlatma yükümlülüğü, veri güvenliği, yurt içi/yurt dışı aktarım, imha, VERBİS ve ihlal bildirimi başlıkları sistematik biçimde ele alınıyor. Yayın sonrasında program kayıtlarının sosyal medya ve internet sitelerine yüklenmesi sonrasında ilgili kişilerin görüntülerin kaldırılması ile verilerin silinmesi/yok edilmesi taleplerini yayıncı ve yapımcıya yöneltebileceği belirtiliyor.

Reklam Kurulu’nun Erişim Engeli Yetkisine İlişkin Düzenleme
Anayasa Mahkemesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 63. maddesinde Reklam Kurulu’na dijital içerikler bakımından erişimin engellenmesi kararı alma imkânı tanıyan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Mahkeme; yeni düzenlemede erişimin engellenmesi kararından önce ilgili içeriğin kaldırılması için bildirim yapılması ve süre tanınmasının esas hâline getirildiğini, muhataba ulaşılamaması gibi sınırlı hâllerde ise kararın doğrudan uygulanabileceğini belirledi. Bu aşamalı yapının önceki iptal kararında dile getirilen ölçülülük ve usule ilişkin sakıncaları giderdiği, sistemin ifade ve teşebbüs özgürlüğünü tümüyle ortadan kaldırmadığı değerlendirildi. Kararda ayrıca, erişim engeli ve içerik kaldırma kararlarına karşı idari yargı yolunun açık olması ve yürütmenin durdurulmasına hükmedilebilmesi önemli bir güvence olarak nitelendirildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi, E: 2024/146, K: 2026/50, 26/2/2026
GLOBAL RADAR
Basın Yayıncılarının Adil Ücret Hakkına İlişkin Karar (Meta v. AGCOM)
Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU) Büyük Dairesi, 12 Mayıs 2026 tarihli C-797/23 Meta Platforms Ireland kararıyla, üye devletlerin basın yayıncılarına adil ücret hakkı tanıyan ulusal düzenlemeler getirebileceğine hükmetti. Bu hak, yayıncıların yayınlarının çevrimiçi hizmet sağlayıcılar tarafından kullanılmasına izin vermeleri karşılığında doğmaktadır.
Dava, İtalyan düzenleyici AGCOM’un 2023 tarihli kararına karşı Meta’nın açtığı iptal davasından doğdu ve Lazio Bölge İdare Mahkemesi’nin ön karar talebiyle Divan’a taşındı. Meta, İtalyan adil ücret sisteminin, 2019/790 sayılı DSM Direktifi’nin 15. maddesi ile AB Temel Haklar Şartı’nın 16. maddesindeki teşebbüs özgürlüğüne aykırı olduğunu ileri sürmüştü.
Divan, adil ücret hakkını AB hukukuyla uyumlu buldu; ancak ücretin, kullanım iznine karşılık gelmesi gerektiğini belirtti. Yayıncılar izni reddedebilmeli veya ücretsiz verebilmeli; sağlayıcı yayını kullanmıyorsa ücret istenememelidir. Sağlayıcılara getirilen müzakere yürütme, içeriğin görünürlüğünü kısıtlamama ve ücret hesabı için veri paylaşma yükümlülükleri teşebbüs özgürlüğünü sınırlasa da orantılı görüldü. AGCOM’un kriter belirleme ve yaptırım yetkileri de geçerli kabul edildi. Dosya İtalyan mahkemesine geri gönderildi.
Kaynak: CJEU Büyük Dairesi, C-797/23, 12 Mayıs 2026
CNIL’dan Free Mobile ve Free’ye 42 Milyon Avro Veri İhlali Yaptırımı
Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL) Sınırlı Komitesi, telekomünikasyon operatörü Free Mobile ve Free şirketlerine, abone verilerinin güvenliğini sağlamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle sırasıyla 27 milyon ve 15 milyon Avro olmak üzere toplam 42 milyon Avro idari para cezası verdi.
Ekim 2024’te bir hacker, şirketlerin bilgi sistemine sızarak 24 milyon abone sözleşmesine ait kişisel verilere erişim sağlamıştı. İhlalden etkilenen kişilerden 2500’ü aşkın şikâyetin ardından CNIL tarafından yürütülen denetimde, her iki şirketin kendi abonelerine ilişkin veri sorumlusu sıfatıyla GDPR yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edildi.
Kararda; veri sahiplerine gönderilen ihlal bildirim e-postasının GDPR’ın 34/2. maddesinde aranan tüm zorunlu unsurları içermediği, ihlalin sonuçlarının ve alınabilecek korunma tedbirlerinin doğrudan anlaşılır biçimde aktarılmadığı belirlendi. Ayrıca denetim tarihinde şirketin eski abonelere ait verileri muhasebe amacıyla saklanması gerekenler dışında ayıklayıp imha eden bir mekanizma kurmadığı, saklama süresi sonunda silme yükümlülüğüne uymadığı saptandı.
Sınırlı Komite, şirketin altı ay içinde verilerin ayıklanması ve imhasının tamamlanmasına yönelik düzeltici tedbir uygulamasına da hükmetti.

LEGALTECH SAHNESİ
Georgia İstinaf Mahkemesi’nden Dilekçelerde Yapay Zeka Kullanımına İlişkin Uyarı
Georgia Eyaleti İstinaf Mahkemesi, 8 Mayıs 2026 tarihli Broyles v. McNeal kararında, mahkemeye sunulan dilekçelerde yapay zeka araçlarının kullanımına ilişkin bir uyarıya yer verdi.
Davalı taraf, karşı tarafın dilekçesini bir chatbot’un hazırladığını ileri sürmüştü. Mahkeme, dilekçede hatalı atıflar bulunduğunu, yalnızca bir atfın doğru olduğunu tespit etti. Bu noktada mahkeme, “yapay zeka” olarak pazarlanan ürünlerin hesap makineleri gibi yararlı araçlar olabileceğini; ancak bu araçların ürettiği metinlerin ve atıf görünümündeki dizilerin gerçek hukuki kaynaklarla doğrulanması gerektiğini, var olduklarının veya doğru oldukların varsayılamayacağını belirtti.
Karar, yapay zeka araçlarıyla hazırlanan hukuki metinlerde uydurma atıfların tespit edildiği davalar bağlamında, mahkemelerin doğrulama beklentisini ortaya koymaktadır.
Kaynak: Court of Appeals of Georgia, Broyles v. McNeal, A26A0384

APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ
Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.
4 Şubat 2026 Yönetmelik Değişiklikleri 6306 Uygulamasına Yeni Neler Getirdi?
Arş. Gör. Cihan YAYLAK
“…Yeni metnin en pratik sonucu, riskli yapılarda “yıkım olmadan karar alınamaz” algısını kırması. Yönetmelik, riskli yapıların bulunduğu parsellerde (ve ayrıca riskli alan/rezerv yapı alanlarında etap/ada ölçeğinde), yapının yıktırılmış olması şartı aranmaksızın şu işlemler hakkında salt çoğunlukla karar alınabileceğini açıkça sayıyor: tevhit, ifraz/taksim/terk/ihdas/tescil, yeniden bina yaptırma, payların satışı, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı gibi yeniden değerlendirme modelleri…”
🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

