Apilex Bülten #6

15.06.2026
Bu içeriği Yapay Zeka ile özetle:

8 – 14 Haziran tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

TÜRKİYE GÜNDEMİ

Apartman ve Sitelerde Güvenlik Kamerası Kullanımına İlişkin Duyuru

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, apartman ve site gibi toplu yapıların ortak alanlarında kurulan güvenlik kamerası sistemlerine dair bir kamuoyu duyurusu yayımladı. Kurum, son dönemde ortak alanlara hukuka aykırı biçimde kamera yerleştirildiğine yönelik çok sayıda şikâyet ve ihbar aldığını belirtti. Duyuruda, kameralarla görüntü kaydı alınmasının 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel veri işleme faaliyeti olduğu, sistemlerin 6698 sayılı Kanun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde uygulanması gerektiği ifade edildi.

Duyuruya göre kameralar, apartman/site sakinlerinin makul mahremiyet beklentisini ihlal etmeyecek şekilde konumlandırılmalı; bağımsız bölümlerin içini, daire kapısı önlerini ve merdiven boşluklarını görecek açılar kullanılmamalıdır. Ortak alan sayılmakla birlikte dar ve kapalı yapısı nedeniyle yoğun gözetim etkisi doğuran asansörlere kamera yerleştirilmesinin ancak açık gerekçe ve ölçülülük çerçevesinde mümkün olduğu belirtildi.

Kurum, sistemlerin yalnızca kuruluş amacıyla bağlantılı ve ölçülü teknik özellikler taşıması, yüz tanıma ve ses kaydı gibi özel hayata müdahale teşkil eden özellikler barındırmaması gerektiğini vurguladı. Kayıtların gereğinden uzun saklanmaması, işleme sebebi ortadan kalktığında imha edilmesi; bir olay yaşanması hâlinde yalnızca ilgili kayıtların hukuki süreç boyunca tutulması ve kayıtlara yalnızca yetkili kişilerin erişebilmesi gerektiği aktarıldı.

Duyuruda, 6698 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesi ve yetkisiz erişimin önlenmesi yükümlülüğüne uyulmadığının tespiti hâlinde, veri sorumluları hakkında Kanun’un 18’inci maddesi çerçevesinde idari para cezası uygulanabileceği belirtildi.

Kaynak

İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Kullanımına İlişkin Duyuru

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, iş yerlerinde kullanılan güvenlik kamerası sistemlerine dair ayrı bir kamuoyu duyurusu yayımladı. Duyuruda, son dönemde iş yerlerinde kamera sistemlerinin hukuka aykırı olarak veya amacı dışında kullanıldığına dair Kuruma çok sayıda şikâyet ve ihbar iletildiği belirtildi. Kameralarla görüntü kaydı alınmasının 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel veri işleme faaliyeti olduğu, bu işlemlerin Kanun’a uygun yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Kurum, kameralarla işlenen kişisel verilerin ölçülülük ilkesinin unsurları olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık bakımından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Giriş-çıkış alanları, depo gibi ortak alanlar ile kasa gibi güvenlik riski bulunan bölgelerde kamera kullanımının konum ve görüş açısı dikkate alınarak uygun görülebileceği; ancak tuvalet, soyunma odası, mescit ve dinlenme alanı gibi özel alanlara kamera yerleştirilmemesi gerektiği belirtildi. İş yerinde dahi çalışanların makul mahremiyet beklentisinin gözetilmesi gerektiği aktarıldı.

Duyuruya göre kameraların kurulma amacı net biçimde belirlenmeli; sistemler, çalışanların devam durumu veya performansının izlenmesi gibi farklı amaçlarla kullanılmamalıdır. Kamera kayıtlarının mümkün olan en kısa süreyle muhafaza edilmesi, sistemlerde otomatik imha mekanizması bulunması, bir olay yaşanması hâlinde yalnızca ilgili kayıtların hukuki süreç boyunca saklanması; kayıtlara erişim ile güvenlik ve gizlilik prosedürlerinin belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Duyuruda, kamera sistemlerinin hukuka aykırı veya amaç dışı kullanımı hâlinde veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında idari para cezası uygulanabileceği belirtildi.

Kaynak

CMK’nın Dijital Arama ve El Koyma Hükümlerinin İptali

Anayasa Mahkemesi, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin başvurusu üzerine, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesinde yer alan ve bilgisayarlar ile dijital materyallerde arama, kopyalama ve el koymaya imkân tanıyan hükümleri oy çokluğuyla iptal etti. İptal, maddenin uygulanma imkânı kalmayan diğer fıkralarını da kapsıyor.

Mahkeme, arama ve el koyma sürecinin hâkim kararı ve denetim yolları gibi güvencelere bağlandığını kabul etti. Buna karşılık, yargılama kesinleştikten sonra elde edilen kişisel verilerin saklanması, silinmesi, bunlara ilişkin süre ve usul ile ilgili kişinin silme veya sınırlama talep etme hakları konusunda kanun düzeyinde bir güvence bulunmadığını belirledi.

Bu eksiklik nedeniyle düzenlemenin, özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunması haklarına orantısız bir sınırlama getirdiği sonucuna varıldı. İptal hükmü, doğacak hukuki boşluk gözetilerek, kararın Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.

Kaynak: T.C. Resmî Gazete, 25 Mayıs 2026, Sayı: 33264 (AYM, E.2023/128, K.2026/36)

KKDİK Kapsamında Bireysel Geçici Kayıt İmkânı ve 30 Eylül 2026 Son Tarihi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik (KKDİK) kapsamındaki geçici kayıt süreçlerine ilişkin yazısını duyurdu. Yazıda, 5 Ağustos 2025 tarihli Usul ve Esaslar çerçevesinde oluşturulan Kimyasallar Danışma Grubu toplantıları sonucunda, lider firma belirlenmesinde yaşanan zorluklar nedeniyle geçici kayıt süreçlerinin bireysel olarak da yürütülebilmesine imkân tanındığı belirtildi.

Düzenlemeye göre, ortak kayıt grubuna dâhil olmadan bireysel geçici kayıt yapmak isteyen firmalar, gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle geçici kayıt dosyalarını Bakanlık Kimyasal Kayıt Sistemi (KKS) üzerinden gönderecektir. Bireysel geçici kayıtların 30 Eylül 2026 tarihine kadar tamamlanması gerektiği ifade edildi.

Bireysel geçici kayıt, KKDİK Yönetmeliği’nde öngörülen ortak kayıt ve lider kayıt ettiren mekanizmasını kaldırmamakta; lider firmanın belirlenememesi hâlinde başvurulabilecek bir alternatif yol olarak tanımlanmaktadır. Tam kayıt yükümlülüklerine ilişkin kademeli takvim ise tonaj ve tehlike sınıflarına göre ayrı tarihler içermektedir.

Düzenleme, KKDİK Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin 5 Ağustos 2025 tarihli Usul ve Esaslar kapsamında Kimyasallar Danışma Grubu kararlarına dayanmaktadır.

Kaynak

Yıllık İzne Rastlayan Ulusal Bayram, Hafta Tatili Ve Genel Tatil Günlerinin İzin Süresinden Sayılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yıllık ücretli izin hesabına ilişkin kararı, 9 Haziran 2026 tarihli ve 33275 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılamayacağı esas alındı. Buna göre, izin belgesinde takvim günü üzerinden gösterilen izin süresinden bu günlerin düşülmesi; işçinin fiilen kullandığı izin süresinin yalnızca kalan iş günleri üzerinden belirlenmesi gerekir.

Hesaplama yöntemi bakımından, işçinin çalışma düzeninin esas alındığı belirtildi. Haftada altı gün çalışılan iş yerinde hafta tatilinin her hafta için bir gün olarak hesaplanması suretiyle, kayıtlı izin süresine rastlayan hafta tatili günleri tespit edildi; bu günlerin düşülmesiyle ortaya çıkan eksik süre, işçinin kullanmadığı bakiye yıllık izin hakkı olarak kabul edildi.

Kararda ayrıca, yıllık iznin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğu; bu yükümlülüğün yazılı izin belgeleriyle karşılanması gerektiği vurgulandı. İş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretin, Kanun’un 59’uncu maddesi uyarınca işçinin son ücreti üzerinden ödeneceği belirtildi.

Karar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesinin beşinci fıkrası ile 59’uncu maddesine dayanmaktadır.

Kaynak


GLOBAL RADAR

Reklamlarda Yapay Zeka İle Üretilmiş İnsan Görünümlü Unsurların (Synthetic Performer) Açıklanması Yükümlülüğü

New York eyaletinde, ticari reklamlarda synthetic performer (yapay zeka ile üretilmiş insan görünümlü dijital unsur) kullanılması hâlinde bunun açıkça beyan edilmesini zorunlu kılan düzenleme (S.8420-A / A.8887-B) kabul edildi. Düzenleme, eyaletin General Business Law (Genel Ticaret Kanunu) §396-b maddesini değiştiriyor ve bu yükümlülüğü getiren ilk ABD eyalet yasası olarak nitelendiriliyor.

Yasada synthetic performer, üretken yapay zeka veya bir yazılım algoritması kullanılarak oluşturulan ya da değiştirilen; görsel veya işitsel-görsel bir sunumda gerçek bir insan izlenimi vermesi amaçlanan dijital unsur olarak tanımlanıyor. Tanım, tasvir edilen unsurun yapay zeka ürünü olmasına dayanıyor; sanal influencer kullanımı yalnızca bu tanımın bir alt hali olarak kapsama giriyor. Yükümlülük, ürün veya hizmet ticareti kapsamında reklamı üreten veya oluşturan kişilere (reklam veren, ajans, yapımcı) yöneliyor; reklamı yalnızca yayımlayan veya dağıtan mecralar sorumluluk kapsamı dışında tutuluyor. Beyanın “açık” (conspicuous) olması gerekmekle birlikte, yasa beyanın biçimini, ifadesini veya konumunu düzenlemiyor.

Düzenleme; yalnızca sesli reklamları, yapay zekanın salt dil çevirisi (dublaj) amacıyla kullanıldığı halleri ve sinema, televizyon, dijital içerik ile video oyunları gibi ifade içeren eserlerin reklamlarını (dijital unsurun esere uygun kullanılması koşuluyla) kapsam dışında bırakıyor. Yasa, bireysel dava hakkı (private cause of action) öngörmüyor; yaptırım, idari para cezası yoluyla işliyor: ilk ihlal için 1.000 dolar, sonraki her ihlal için 5.000 dolar.

Düzenleme, New York General Business Law §396-b maddesine dayanmakta ve 9 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmektedir.

Kaynak: New York State Senate – Bill S8420A (A.8887-B)

Avrupa Komisyonu’ndan Meta’ya Whatsapp Erişimi İçin Geçici Tedbir Kararı

Avrupa Komisyonu, 9 Haziran 2026’da Meta hakkında geçici tedbir kararı alarak, üçüncü taraf genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp for Business API’ye erişiminin 15 Ekim 2025 öncesindeki koşullarla yeniden sağlanmasını emretti. Karar, 1/2003 sayılı Tüzük kapsamında verilen geçici tedbir niteliğinde olup, anılan Tüzük çerçevesinde (2019 tarihli Broadcom kararının ardından) alınan ikinci geçici tedbir kararı olarak kayda geçti.

Komisyon’un ön değerlendirmesine göre Meta, en az Ocak 2023’ten bu yana Avrupa Ekonomik Alanı genelinde tüketici iletişim uygulamaları pazarında hâkim durumdadır. Meta, 15 Ekim 2025 tarihli politika değişikliğiyle üçüncü taraf genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp for Business API’ye erişimini engelleyerek yalnızca kendi asistanı Meta AI’ya erişim tanımış; Komisyon bu davranışı, daha önce üçüncü taraflara açık olan bir altyapıya erişimin geri çekilmesi olarak nitelendirmiştir.

Geçici tedbir kapsamında Meta’nın, erişimi 15 Ekim 2025 öncesindeki ücretsiz koşullarla yeniden sağlaması ve bunu nihai karara kadar sürdürmesi gerekiyor. Meta’ya uyum için beş iş günü süre tanındı; uyulmaması hâlinde yıllık cironun yüzde 10’una kadar para cezası uygulanabileceği belirtildi. Meta karara itiraz edeceğini açıkladı.

Karar, 1/2003 sayılı Tüzük’ün geçici tedbire ilişkin hükümlerine dayanmakta olup, Komisyon’un nihai kararına kadar yürürlükte kalacaktır.

Kaynak: Avrupa Komisyonu – Basın Açıklaması (IP/26/1276)


LEGALTECH SAHNESİ

Uydurma Yapay Zeka Atıfları Nedeniyle Her İki Taraf Vekiline Yaptırım

Amerika Birleşik Devletleri Mississippi Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi, vekillik ücretine ilişkin bir sözleşme uyuşmazlığında (Withers v. City of Aberdeen) görülen davada hem davacı hem davalı taraf vekillerinin mahkemeye sunulan dilekçelerde uydurma ve hatalı içtihat atıflarına yer vermesi üzerine 8 Haziran 2026 tarihli yaptırım kararını verdi. Kararda, her iki taraf vekillerinin benzer nitelikte yaptırım gerektiren davranışlarda bulunması “olağandışı bir durum” olarak nitelendirildi.

Mahkeme, daha önce verdiği gerekçe gösterme (show cause) emrinin ardından yapılan duruşmada, vekillerden bir kısmının yapay zeka araçlarını kullandığını ve atıfların doğruluğunu sunum öncesinde denetlemediğini kabul ettiğini belirtti. Kararda, dört vekilin de Federal Hukuk Muhakemesi Kuralları’nın 11’inci kuralı (Rule 11) kapsamındaki teyit yükümlülüğünü ihlal ettiği; bir vekilin yapay zekanın var olmayan içtihat üretebileceğinden habersiz olduğu yönündeki açıklamasının yetersiz ve inandırıcılıktan uzak bulunduğu; bir diğerinin ise yapay zeka araştırma aracına körü körüne dayandığı ifade edildi.

Yaptırım bakımından iki kademe belirlendi. Davaya geçici kabulle (pro hac vice) katılan iki vekilin geçici kabulü iptal edildi, iki yıl süreyle ilgili bölge mahkemesinde işlem yapmaları yasaklandı ve sırasıyla 2.500 ve 3.500 dolar para cezasına hükmedildi; bunlardan birine ayrıca süresi içinde yapay zeka etiğine ilişkin mesleki eğitim alma yükümlülüğü getirildi. Yapay zekayı doğrudan kullanmadığını ancak atıfları denetlemeden dilekçelerin sunulmasına izin verdiğini belirten iki yerel vekil ise davadan ihraç edildi (disqualified) ve her birine 1.000 dolar para cezası verildi. Mahkeme ayrıca kararın, vekillerin baro kayıtlarının bulunduğu eyaletlerdeki (Mississippi, Louisiana, Texas) baro disiplin mercilerine iletilmesine karar verdi; tüm vekillerin dosyadan çıkarılması nedeniyle taraflar yeni vekil edinmek durumunda kaldı. Karar, Federal Hukuk Muhakemesi Kuralları’nın 11’inci kuralındaki teyit yükümlülüğüne dayanmaktadır.

Kaynak: U.S. District Court for the Northern District of Mississippi – Withers v. City of Aberdeen, No. 1:24-cv-00218, Sanctions Order48 (N.D. Ill.)


APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

İkale Sözleşmesi İçindeki İbra Hükümlerinin Geçerliliği

Av. Abdullah KUTLUK

“…Fakat yeni kanun ile ibra sözleşmeleri açısından kesin bir hüküm getirilerek ibra sözleşmesinin iş ilişkisinin sona ermesinden 1 ay süre sonra ancak düzenlenebileceği hükme bağlanmıştır. Böylelikle iş sözleşmesi henüz sona ermeden yapılacak her türlü ibraname geçersiz olacak ancak makbuz hükmünde olabilecektir. Keza ikale sözleşmesi içerisinde işveren ile işçi arasında ibra hükümlerinin de bulunması var olan ibra hükümlerini TBK 420 hükmüne binaen hükümsüz kılacaktır.  …”

🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu web sitesi “olduğu gibi” sunulmaktadır. Apilex Legal, bu web sitesinde yer alan bilgilere dayanarak veya bu bilgileri herhangi bir şekilde kullanarak yapılan eylemlerden (veya eylemsizlikten) sorumlu değildir ve hiçbir durumda herhangi bir kayıp veya zarardan sorumlu tutulamaz. Bu web sitesinde yayınlanan içerik ve materyaller yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde hukuki görüş olarak kullanılmamalıdır. Bu web sitesi ve içerdiği bilgiler, avukat-müvekkil ilişkisi kurmayı amaçlamamaktadır.

Önerilen Diğer Yazılar

19.08.2026

Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Unutulma Hakkının Sınırları

“Unutulma hakkı”, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Her ne kadar 1982 Anayasası’nda “unutulma hakkı” müstakil bir temel hak olarak açıkça düzenlenmemiş olsa da, Anayasa Mahkemesi kararlarında da bu haktan açıkça temel bir insan hakkı olarak söz edilmekte ve hakkın somut []

19.08.2026

Yürütmenin Durdurulması Kararı: Nedir, Nasıl Talep Edilir ve Hangi Hallerde Verilir?

İnsanın bulunduğu her yerde eşitsizlik vardır; ancak devlet ile birey aynı tahterevalliye çıktığında bu eşitsizlik çok daha belirgin hâle gelir. Anayasalar, bu dengesizliği sınırlamak ve bireyi devlet karşısında güçlendirmek için vardır. En azından özgürlükçü ve bireyci bir anayasadan beklenen budur. İdari işlemler kural olarak kamu yararı amacıyla tesis edilmelidir. Ancak uygulamada hata, şahsi menfaat, mesleki []